Muğis Mevlâ Ebi Ahmed Ibn-i Cahş

Muğis, Mevlâ Ebi Ahmed, İbn-i Cahş sahabidir. Hz.Âişe’nin âzâdlısı Berire’nin kocasıdır. Kendisi de Resûlullâh (s.a.v)’ın halasının oğlu ve Zeyneb bint-i Cahş’ın kardeşi kayınbiraderi şair Ebû Ahmed bin Cahş el-Esedi’nin veya Beni Mahzûm’un âzâdlısıdır.

Muğis Mevlâ Ebi Ahmed Ibn-i Cahş

Muğis Mevlâ Ebi Ahmed Ibn-i Cahş Kimdir?
مُــغـِـيــثْ مَــوْ لـَى أبـِي أحْــمَــدُ ابْــنُ جـَـحْــش


 Baba Adı    :    Muğis Mevlâ Ebi Ahmed İbn-i Cahş.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Berire.
 Oğulları    :    Bilgi yok,
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Muğis Mevlâ Ebi Ahmed İbn-i Cahş
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Berire’nin kocası idi.

 

Muğis Mevlâ Ebi Ahmed Ibn-i Cahş'ın Hayatı

Muğis, Mevlâ Ebi Ahmed, İbn-i Cahş sahabidir. Hz.Âişe’nin âzâdlısı Berire’nin kocasıdır. Kendisi de Resûlullâh (s.a.v)’ın halasının oğlu ve Zeyneb bint-i Cahş’ın kardeşi kayınbiraderi şair Ebû Ahmed bin Cahş el-Esedi’nin veya Beni Mahzûm’un âzâdlısıdır. Berire’ye olan aşkı ile meş-hurdur. Medine sokaklarında yalvararak Berire’nin arkasında dolaşır, göz yaşları sakalını ıslatırdı. Berire ise Utbe bin Ebû Leheb’in veya Ensâr dan birinin câriyesi idi. Bedelini dokuz yılda ödeyerek hürriyetini satın almak üzere efendisi ile bir anlaşma yapmıştı.

Ara sıra hizmetinde bulunduğu Hz.Âişe’ye kendisini satın almasını teklif etti. Fakat sahiblerinin, velâyet hakkı kendilerinde kalmak şartıyla bu satışa razı olacaklarını söylemeleri üzerine Hz.Âişe onu satın almaktan vaz geçti. Durumdan haberdar olan Resûlullâh (s.a.v), velâyet hakkının parayı ödeyip köleyi âzad edene aid olduğunu, bu konuda ileri sürülen şartın bir değer taşımadığını söyleyince Hz.Âişe (r.a), bedelini ödeyerek Berire’yi satın aldı ve daha sonra da hürriyetine kavuşturdu. Ancak Berire onun hizmetinde kalmakta devam etti.

Hz.Âişe (r.a) şöyle demiştir:

“-Berire bana gelerek:

      “-Sahiblerimle her yıl bir okka ödemek üzere dokuz okka karşılığın-da mükâtebe akdi yaptım. Bana yardım et!”dedi.

Ben:

      “-Efendilerin kabul ederse ben bu paranın hepsini öderim. Seni satın alırım. Sonra seni azad ederim velâyet hakkın da bana aid olur!”dedim.

Berire, efendilerine gidib bunu söyledi. Onlar bunu kabule yanaşma-dılar. Resûlullâh (s.a.v) otururken Berire gelerek bana:

      “-Senin söylediğini efendilerime söyledim. Onlar ancak velâyet hak-kımın onlara ait olması şartıyla bunu kabul edeceklerini söylediler!”dedi.

Resûlullâh (s.a.v) konuşulanları işitti, ben işin bütün ayrıntısını ona anlattım. Resûlullâh (s.a.v)’de:

      “-Onu satın al. Velânın da efendilerine ait olması şartını kabul et. Ancak velâyet hakkı sadece azad edene aid olur!”buyurdular.

Ben de, Resûlullâh (s.a.v)’ın dediğini yaptım.

Resûlullâh (s.a.v), namazı kıldırdıktan sonra ayağa kalktı. Allâh’a hamdü senada bulundu. Daha sonra şöyle buyurdu:

      “-Bazılarına ne oluyor ki, Allâh’ın kitabında bulunmayan şartları ileri sürüyorlar! Allâh’ın kitabında bulunmayan bir şart, yüz tane de şart ileri sürülse batıldır. Allâh’ın hükmü daha layıktır, Allâh’ın şartı daha güveni-lirdir. Velâ ancak azad edene aittir!” 1

Âzad edilmeden önce Muğis, Mevlâ Ebi Ahmed İbn-i Cahş’ın eşi olan Berire, hürriyetine kavuştuktan sonra evliliğini sürdürüb sürdürmeme konusunda dini bakımdan tamamen serbest olduğunu öğrenince kocasın-dan ayrılmayı tercih etti. Bu ayrılığa dayanamayan kendisi gibi siyahi olan kocası Muğis’in Medine sokaklarında ağlayarak dolaşması ve Resûlullâh’a kendilerini yeniden birleştirmesi için yalvarması üzerine Resûlullâh (s.a.v) Berire’yi evliliklerinin devamı konusunda ikna etmeye çalıştı. Fakat o, Resûlullâh (s.a.v)’ın bu arzusunun ilahi bir emir olup olmadığını öğrenmek istedi. Onun kendisini buna zorlamadığını, sadece arabuluculuk yaptığını anlayınca da kararında ısrar etti. kocasından boşandı.

Berire âzad edildiğinde kocası Muğis’in hür mü, yoksa köle mi oldu-ğu hususu ihtilaflıdır. Medineli ve Mekkeli râviler onun köle olduğunu belirtirken Iraklılar hür olduğunu nakletmişlerdir.

Abdullah İbn-i Abbas (r.a) şöyle anlatıyor:

“-Berire’nin kocası siyahi bir köle idi ve adı da Muğis idi. Ben onun gözlerinden akan yaşların sakallarını ıslatmış olduğu halde (kendisi gibi siyahi bir kadın olan) hanımı Berire’nin peşinde dolaştığını hâla görür gibiyim. Resûlullâh (s.a.v), babam Abbas’a:

      “-Yâ Abbas! Muğis’in Berire’ye olan aşkına, Berire’nin ise Muğis’e olan nefretine hayret etmez misin?”demiş, sonra Berire’ye:

      “-Keşke kocana dönseydin!”tavsiyesinde bulunmuştu.

Berire:

      “-Ey Allâh’ın Rasûlü; dönmemi emrediyor musun?”deyince

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ben sadece aracıyım!”demişti.

Bunun üzerine Berire:

      “-İhtiyacım yok!”karşılığını vermişti. 2

Ebû Dâvûd’un diğer rivâyeti şöyledir:

“-Muğis köle idi, hanımı Berire ise âzâd edilmişti. Resûlullâh (s.a.v)’e gelerek:

      “-Ey Allâh’ın Rasûlü! Berire’ye bana dönmesi için aracı olsanız!”diye rica etti.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ya Berire; Allâh’dan kork! Bu, senin kocan ve senin çocuklarının babasıdır!”dedi.

Berire:

      “-Ey Allâh’ın Rasûlü; bana, ona dönmemi mi emrediyorsun?”diye sordu.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Hayır emretmiyorum, ben sadece aracıyım!”dedi.

Muğis’in göz yaşları yanaklarını ıslatıyordu. Bunu gören Resûlullâh, Amcası Abbas’a:

      “-Yâ Abbas! Muğis’in Berire’ye olan aşkına, Berire’nin ise Muğis’e olan nefretine hayret etmez misin?”demişti. 3

İslâmi kaynakların bize verdiği bilgiler burada sonra erdi. Muğis’in bundan sonra neler yaptığını nerede ve ne zaman nasıl vefat ettiğini ise bilemiyoruz.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.

1- Muhtasar Fethü’l-Bâri-Alım satım işlemleri-73-2168
2- Buhâri-Talâk-15-16-Ebû Dâvûd-Talâk-19-2231-Tirmizi-Radâ-7-1156-Nesâi-Kudât-28
3- Ebû Dâvud-Talâk-19-2231


İlginizi Çekebilecek Diger Sahabe Hayatları


Muhammed Bin Mesleme►

Fûdalâ-i Sahabe’den olan Muhammed bin Mesleme, Vâkıdî’ye göre: bi’setten yirmi iki yıl önce, takriben Miladi 588. yılda Medine’de doğdu. Câhiliye devrinde kendisine Muhammed adı verilen kimselerdendir.


Muhammed Bin Eslem Bin Becre►

Hâris bin Hazrec oğullarının akrabası, Muhammed bin Eslem, bin Becre veya Bahre çok yaşlıydı. Kendisi Medine dışında ikamet ederdi.


Muhammed Bin Ebû Hûzeyfe►

Muhammed bin, Ebû Hûzeyfe (r.a), takriben Miladi 615 yıllarında Habeşistan’da dünyaya geldi. Babası meşhur (Mihşem) Ebû Hûzeyfe ile annesi Sehle bint-i Süheyl bin Amr, Habeşistan’a hicret eden ilk kafile içinde yer almış


Muhammed Bin Ca’fer Bin Ebû Talib►

Resûlullâh (s.a.v)’ın Amcası Ebû Talib’in oğlu Ca’fer’i Tayyar’ın ve Esmâ bint-i Ümeys el-Has’amiye’nin oğulları, Abdullah bin Ca’fer ile Avn bin Ca’fer’in kardeşleri, Hz.Ali ve Akil’in yeğenleri, Abdullah bin Abbas’ın teyzesi oğlu