Habib Bin Zeyd Bin Âsım

Habib bin Zeyd (r.a), Medine doğumludur. Ancak, hangi tarihte doğduğu kesin olarak bilinmemektedir. Babası, Zeyd bin Asım el-Ensâri Resûlullâh (s.a.v)’e Akabe’de biat eden ilk yetişkinler arasında idi.

Habib Bin Zeyd Bin Âsım

Habib Bin Zeyd Bin Âsım
حَــبـِـيــبُ بْــنُ زَيــدُ بْــنُ عَـا صِــم


 Baba Adı    :    Zeyd bin Âsım.
 Anne Adı    :    Nesibe bint-i Kâ’b. Ümmü Amera hatun.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Medine doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 12. Miladi 633 yıllarında Yemame’de yalancı peyğamber Müseyleme’ye karşı yapılan savaşlarda şehid oldu.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Resûlullâh, döneminde ki bir çok seferler.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Medineli Ensâr’dan dır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Habib bin Zeyd bin Âsım bin Kâ’b bin Amru bin Avf bin Mebzul bin Amru bin Ğanm bin Mazin bin Neccar el-Ensari el-Hazreci sonra beni Mazini bin el-Neccari dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Ümmü Ümera Nesibe Hatun’un oğlu ve Abdullah bin Zeyd’in kardeşidir.



Habib Bin Zeyd Bin Âsım Hayatı



Habib bin Zeyd (r.a), Medine doğumludur. Ancak, hangi tarihte doğduğu kesin olarak bilinmemektedir. Babası, Zeyd bin Asım el-Ensâri Resûlullâh (s.a.v)’e Akabe’de biat eden ilk yetişkinler arasında idi. Annesi Ümmü Ümere Nesibe bint-i Kâ’b (r.a), İslâm davası için müşriklere karşı silah kullanan ilk kadın sahabiye idi. İşte, Habib bin Zeyd böyle bir evde, böyle bir anne, ve babanın terbiyesi altında yetişti. Böyle bir âile ve böyle bin evden iman, İslâmiyet, ve hakikat nurları yükseliyordu. Bu nur, Habib bin Zeyd’in daha küçük yaşında iken bütün benliğini sarmıştı. Ve o iman üzere doğdu, iman üzere büyüdü.

Babası Zeyd, annesi Nesibe hatun, ve kardeşi Abdullah bin Zeyd ile birlikte ikinci Akabe biatı’nda bulundu. yaşının küçük olması sebebiyle katılamadığı Bedir Savaşı’ndan sonra başta Uhud ve Hendek olmak üzere bütün savaşlara iştirak etti. Katıldığı harplerde İslâm düşmanlarına asla göz açtırmıyordu. Onun davasındaki metânet ve sebâtı dillere destandı.

Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatına yakın günlerde Hicretin 10. yılında Arab yarımadasında, olumsuz bazı hadiseler cereyan ediyordu. Yalancı peyğam-berler ortaya çıkıyor ve bu da Müslümanları çok rahatsız ediyordu. Bunlar insanları bütün kuvvetleriyle sapık yollara, dalalete götürmek istiyorlardı. Esved el-Ansi, adında biri Yemen taraflarında San’a şehrin de, diğeri ise; Yemame’de Müseylemetü’l-Kezzab’dı. Yalancı peyğamber Müseylime, Resûlullâh’e elçi gönderiyor ve Peyğamberlik iddiasında bulunuyordu. Yeryüzünün ikiye bölünmesini istiyor, yarısının kendisine, diğer yarısının- da Kureyş’e taksim edilmesini teklif ediyordu.

Resûlullâh (s.a.v), ona cevabi bir mesaj gönderdi. Yeryüzünün tama-mının Allâh’a aid olduğunu bildirdi. Müseyleme’nin şirretliği gittikçe artıyordu. Çirkin ve sapık fikirlerini adamları vasıtasıyla halkın arasında yayıyordu. Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v), ona hemen bir ikaz mektubu göndermek istedi. Habib bin Zeyd’i Müseylemetü’l-Kezzâb’a elçi olarak gönderdi. Müseyleme ondan:

      “-Sen, Muhammed’in Peyğamber olduğuna inanıyor musun?”dedi.

Bir yandan ona en ağır işkenceler yapılıyor, diğer yandan da onu imanından vazgeçirmek için çalışıyorlardı. Fakat o Resûlullâh (s.a.v)’e inandığını haykırdı. Müseylime bu defa daha da ileri giderek,

      “-Benim peyğamber olduğuma inanıyor musun?”dedi.

Habib bin Zeyd (r.a), bu suali kesin bir dille geri çevirdi. Onun teh-didlerine hiçbir ehemmiyet vermedi. Tekrar sorduğunda Habib bin Zeyd onunla alay edercesine:

      “-Kulağımda ağırlık var, duymuyorum!”dedi.

Müseyleme sorusunu birkaç defa tekrar edip de Habib’den hep aynı cevabı aldığı için çok kızdı. Habib bin Zeyd’in parça parça kesilmesini emretti. Cellatlarını çağırdı. Habib bin Zeyd’in mübarek vücudunu parça parça keserek onu şehid etti. Habib bin Zeyd’i Müseyleme öldürmüştü. Yemâme Savaşı için kardeşi Abdullah bin Zeyd ve Annesi Nesibe hatun da bu savaşa çıktılar. Annesi Nesibe hatun, Müseylemetü’l-Kezzâb öldürülün-ceye kadar yıkanmamaya and içmişti. 1

Bazı rivayetlere göre ise; Habib bin Zeyd ve Abdullah bin Vehb el-Eslemi, Resûlullâh’ın Veda Hacc’ından sonra vergi toplamak ve İslâm’ı tebliğ etmek amacıyla Umman’a gönderdiği Amr bin Âs ile birlikte bulu-nuyorlardı. Resûlullâh’ın vefatı üzerine Medine’ye dönerken Müseyleme ile karşılaştılar. Diğerleri kaçıb kurtulurken Müseyleme, Abdullah bin Vehb ile Habib bin Zeyd’i esir aldı. Abdullah onun peyğamberliğini kabul eder görünerek canını kurtardı. Habib bin Zeyd ise buna yanaşmadığı için şehid edildi.

Hz.Ebû Bekr döneminde Hâlid bin Velid kumandasında Müseylime üzerine gönderilen İslâm ordusunda, Habib (r.a)’ın annesi Ümmü Ümere Nesibe, ile kardeşi Abdullah bin Zeyd’de yer aldı. Yemâme Savaşı’nda onbir yerinden yaralanan Ümmü Ümera bir elini de kaybetti Ancak, onun oğlu Abdullah bin Zeyd ile, Vahşi bin Harb, ikisi birlikte Müseylimetü’l-Kezzâbı öldürdüler. 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- el-İsabe, İbn-i Hacer el-Askalani-1-464-No-1586 
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-14-374