Fâtıma Bint-i Hamza Bin Abdülmuttalib

Fâtıma (Ümâme) bint-i Hamza bin Abdülmuttâlib el-Kureyşi el-Haşimi Takriben Miladi 615. yıl Nübüvvetten 5 yıl kadar sonra Mekke şehrinde doğdu. Babası meşhur Hz.Hamza (r.a). Annesi ise; Resûlulâh’ın Pâk Hanımlarından Hz.Meymûne’nin kız kardeşi Selma bint-i Ümeys’dir.

Fâtıma Bint-i Hamza Bin Abdülmuttalib

Fâtıma Bint-i Hamza Bin Abdülmuttalib
فَـا طِــمَــة ُبـِـنْــتُ حَــمْــزَة ُبْــنُ عَــبْــدُالــمُــطَّــلـِـب


 Baba Adı    :    Hamza bin Abdülmuttalib.
 Anne Adı    :    Selmâ bint-i Ümeys el-Hilâliye.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Takriben Miladi 615. yıl Nübüvvetten 5 yıl kadar sonra Mekke de doğdu denilir.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicretin 71-86. Miladi 691-705 yıllarında Medine’de vefat ettiği ve Cennetü’l-Baki’ye defnedildiği söylenir.
 Fiziki Yapısı    :    Güzel ve heybetli bir hanımefendiydı.
 Eşleri    :    Seleme bin Ebû Seleme.
 Oğulları    :    Muhammed ve Abdullah.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekke, Medine, Muhacir dir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    1 veya 2 tane.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Fâtıma (Ümame) bint-i Hamza bin Abdül-muttalib el-Kureyşiyye el-Haşimiye.
 Lakap ve Künyesi    :    Ümmü’l-Fadl, Emetullâh Allâh’ın kadın kulu
 Kimlerle Akraba idi    :    Resûlullâh (s.a.v)’ın amcası Hz.Hamza (r.a) ’nın muhterem kızı, Yâ’la, Bekir, Âmir ve Ûmera’nin kardeşleri dir.


Fâtıma Bint-i Hamza Bin Abdülmuttalib Hayatı


Fâtıma (Ümâme) bint-i Hamza bin Abdülmuttâlib el-Kureyşi el-Haşimi Takriben Miladi 615. yıl Nübüvvetten 5 yıl kadar sonra Mekke şehrinde doğdu. Babası meşhur Hz.Hamza (r.a). Annesi ise; Resûlulâh’ın Pâk Hanımlarından Hz.Meymûne’nin kız kardeşi Selma bint-i Ümeys’dir. Bazı kaynaklarda adı; Ümâme veya Ammare olarak da geçer, asıl adının Fâtıma, olduğu veya, Hz.Hamza (r.a)’ın Fâtıma adında diğer bir kızının daha olduğuna dair rivayetler de vardır.

Künyesi’nin ise; Emetullah Allâh’ın kadın kulu, Ümmü’l-Fadl’dır. Veya, Hz.Hamza (r.a)’ın Ümmü’l-Fadl isminde başka bir kızının olduğu da rivayet edilir. Ancak biz, Fâtıma ile Ümâme’nin aynı kişi olduğunu ve Ümmü’l-Fadl’ın, onun künyesi olduğu yönündeki rivayetleri daha isabetli ve yerinde görmekteyiz. Zira bazı kaynaklarda: Fâtıma bint-i Hamza, ayrı Ümâme bint-i Hamza ayrı ayrı zikredilmişler ise de; hayat serüvenleri aynı her ikisinide Seleme bin Ebû Seleme ile evlendiğinden bahsedilmektedir.

Ayrıca; Ümmü’l-Fadl künyesinden dolayı Fadl isminde bir çocuğun-dan bahsedilebilir. Ama hiçbir kaynakta böyle bir bilgi yoktur.

Hz.Hamza (r.a)’ın hanımı, Hâris el-Hilaliye’nin kızı Selma bint-i Ümeys’e idi. Bu kadının Babası: Ümeys bin Ma’d bin el Hâris, bin Teym bin Kâ’b, Annesi ise: Hind bint-i Avf, bin Züheyr, Mekke’nin çok sayılı hanımlarından biridir. Hind bint-i Avf, birkaç kez evlenmiş olup bu eşle-rinden dokuz tane kızları vardı. her bir kızını Mekke’nin önemli âilelerin-den birine vererek, onlarla âilevi bağlar tesis etmiştir.

Büyük âlim İbn-i Habib:

      “-Hind’in sahib olduğu damatlar kadar asil damatlara sahib hiç bir Arab kadını yoktur!”demektedir. 1

Selma (r.a)’nın, anne, veya anne baba bir bu kız kardeşlerinin hepsi-de islâm tarihinde çok meşhur olmuş kişilerdir ki, Resûlullâh (s.a.v) bu bahtlı bacılara:

      “-Mü’mine kardeşler!”pâyesi’ni vermiştir. Bu kızkardeşler şöyledir.

Anne baba bir kardeşleri:

1- Meymûne bint-i Hâris, İslâmdan önce, Câhilliye devrinde Mes’ûd bin Amrü’s-Sekafi ile evli iken onunla anlaşamıyarak ayrıldı. Bu evlilik-ten sonra da, Sehcere bin Ebi Rühm bin Abduluzza ile evlenmişti. O da vefât edince, dul kaldı. Daha sonra Resûlullâh (s.a.v) ile evlendi.

2-Lübabetü’l-Kübra Ümmü’l-Fadl; Hz.Abbas’ın hanımı, Abdullah bin Abbas, Fadl, Kusem, Mabed, Abdurrahman, ve Meşhur hanım muhad-dis ve âlimlerden olan Ümmü Habibe’nin Anneleridir.

3-Lübabetü’l-Suğra; Velid bin Muğire’nin eşi, Hz.Hâlid bin Velid’in muhterem annesi dir.

4-Âsmâi, Ubeyy bin Halef’in eşidir.

5-Azze, Ziyad bin Abdullah bin Mâlik’in hanımıdır.

Anne bir kız kardeşleri ise şunlardır;

1-Zeyneb bint-i Huzeyme: ilk önce, Resûlullâh (s.a.v)’ın amcası oğlu Tufeyl bin Hâris ile evliyken ondan boşandı. Sonra, diğer kardeşi Ubeyde bin Hârise ile evlendi. Onun Bedir’de şehâdetinden sonra, Abdullah bin Cahş ile evlendi. Onun’da Uhud’da şehâdetinden sonra Resûlullâh (s.a.v) ile evlendi, üç beş ay sonra da vefat ettiler.

2-Esmâ bint-i Ümeys’e, Hz.Câ’fer bin Ebû Tâlib (r.a)’in eşi, onun şehâdetinden sonra, Hz.Ebû Bekr (r.a) ile evlendi. Onun vefatından sonra ise, Hz.Ali bin Ebi Tâlib (r.a) ile evlendi.

3- Selmâ bint-i Ümeys’e, Hz.Hamza (r.a)’ın eşi, onun Uhud’da şehid olmasından sonra, Şeddâd bin Hâdiyyü’l-Leysi ile evlenmiştir.

4- Selâme bint-i Ümeys’e, sahabeden Abdullah bin Kâ’b’ın eşidir.

Hamza (r.a)’ın, Selmâ bint-i Umeys (r.a)’dan doğma kızı Fâtıma (Ümâme), Mekke’de bulunuyordu. Resûlullâh (s.a.v) hicretin yedinci yılın-da bir yıl önce yapamadığı Umre’sini kaza etmek üzere Mekke’ye kaza Umresi için geldiği sıralarda, Hz.Alî, Resûlullâh (s.a.v)’e:

      “-Amcâmızın biricik yetim kızını müşriklerin arasında ne diye bırakılım?”demiş, Resûlullâh (s.a.v)’de bunu ğayet olumlu karşılamıştır.

Hz.Ali (r.a), Fâtıma (Ümâme)’yi, erkeklerin arasında Kâbe’yi tavaf ederken görüp elinden tutmuş hanımı Hz.Fâtıma’nın yanına getirmişti:

      “-Amcanın kızı yanında dursun!”demişti.

Onu, Hz.Fâtma’nın bindiği devenin hevdecine koymuştu Resûlullâh Mekke’den ayrılırken, Fâtıma (Ümâme):

      “-Amca! Amca!”diye seslenerek Resûlullâh’in arkasına düşmüştü.

Resûlullâh (s.a.v)’de, onu alıb Medine’ye getirmişti. Daha sonra ise, Hz.Hamza’nın kızı üzerinde anlaşmasızlık çıktı şöyle ki:

Zeyd bin Hârise, Hz.Hamza’nın şehâdetin’den sonra, onun çocuklarının velîsi ve vasisi kendisi olduğunu söyledi. Çünkü, Resûlullâh (s.a.v), Zeyd bin Hârise ile Hz.Hamza’yı Mekke’de iken din kardeşi ilan etmişti. Bunun için de, Zeyd bin Hârise (r.a):

      “-Kardeşim Hamza’nın kızını, görüp gözetmeğe, ben, daha haklı ve layığım!”dedi.

Hz.Ca’fer bin Ebû Talib, bunu işitince:

      “-Teyze’de, bir nevi annedir! Teyzesi zevcem bulunan Esmâ bint-i Umeys’den dolayı Fâtıma (Ümâme)’yı, görüp gözetmeye, ben, daha haklı ve daha layıkım dır!”dedi.

Hz.Ali (r.a):

      “-Amcamın kızı hakkında anlaşmazlığa düştüğünüzü görüyorum. Halbuki, onu, müşriklerin arasından çıkarıp getiren benim. Siz, ona, soy- ca, benim kadar yakın değilsinizdir. Ben, onu, görüp gözetmeğe, sizden daha haklı ve layıkım dır!”dedi.

Bunun üzerine, Resûlullâh (s.a.v):

“-O halde, aranızda, ben, hüküm vereceğim:

“-Ey Zeyd! Sen, Allâh’ın ve Resûlü’nün dostusun!

“-Ey Ali! Sen de, benim kardeşim ve arkadaşımsın!

“-Ey Ca’fer! Sen de, bana yaratılışça ve huyca en çok benzersin!

Ey Ca’fer! Fâtıma (Ümâme)’yı görüp gözetmeğe, sen, daha haklı ve lâyıksın. Çünkü, sen onun, teyzesi ile evli bulunuyorsun. Kadın, ne teyzesi, ne de, halası üzerine nikahlanıb gelemez!”buyurdu.

Resûlullâh (s.a.v) Hz.Ca’fer (r.a)’in, Amcası Hz.Hamza (r.a)’ın kızı Fâtıma (Ümâme)’yı görüp gözetmesine hükmetti.

Resûlullâh bu hükmü verince, Hz.Ca’fer, sevincinden, ayağa kalkıp Resûlullâh’ın çevresinde tek ayağı üzerinde Hacel yapıp seke, seke yürümeğe başladı.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ey Ca’fer! Nedir bu?”diye sordu.

Hz.Ca’fer (r.a):

      “-Bu, Habeşlilerin, sevinçlerinden, krallarına yaptıklarını gördüğüm bir şeydir! Yâ Resûlallâh! Necaşî de, bir kimseden hoşlandı mı, kalkar, onun çevresinde tek ayağı üzerinde seke, seke yürürdü!”dedi.

Resûlullâh (s.a.v), Hz.Hamza’nın kızı Fâtıma (Ümâme)’yi, Hz.Ümmü Seleme’den taraf üvey oğlu Seleme bin Ebû Seleme ile evlendirmiştir. 2

Bu arada, Hz.Ali (r.a), Hz.Hamza (r.a) ile Resûlullâh’ın süt kardeşi olduklarını bilmediğinden, Resûlullâh’a, Fâtıma (Ümâme)’ye sahib çıkılması için, amcasının bu güzel kızı ile Resûlullâh’ın evlenmesini teklif etmiş, Fakat, Resûlullâh (s.a.v) buna şöyle bir tepki göstermişti:

      “-Ümâme benim süt kardeşimin kızıdır. Allâh kişinin süt kardeşinin kızı ile evlenmesini haram kılmıştır!”diye hatırlatmıştır. 3

Bazı eserlerde:

      “-Resûlullâh (s.a.v)’in Uhud Savaşı’nda şehid olmuş olan meşhur amcası Hz.Hamza (r.a)’ın kızı Fâtıma (Ümâme) o tarihler de Mekke’de idî. Babası Hamza’nın şehâdetinden dahi geç haberdar olmuştur. Fâtıma (r.a), bazı muhaddisîn’in bize söylememekte imtinâ ettikleri bir takım sebeblerden dolayı pederinin arkası sıra Hicrete iştirak edememiş ve hep Mekke’de kalmıştı. Yoksa müşriklik dinine sâdık bir halde vatanı Mekke’de kalmış olan annesi, Selma bint-i Umeys’in etkisi, ve tesiri ile böyle olmuş olması muhtemeldir!”deniliyorsa da, bu tamamen yalan ve yanlıştır.

Selmâ bint-i Umeys, müşriklik dinine bağlı kalmış değil, bilâkis kız kardeşi Esmâ bint-i Umeys’le birlikte Müslüman olmuştur. Esmâ bint-i Umeys’in Müslüman oluşu ise, Resûlullâh (s.a.v)’in Mekke’de Erkam’ın evine girib orada İslâmiyet’i yaymağa çalışmasından öncedir.

Selmâ bint-i Umeys, Hz.Hamza’nin Uhud’da şehid olması üzerine dul kalmış, daha sonra Şeddâd bin Hâdiyyü’l-Leysî ile evlenmiştir. Selmâ bint-i Umeys’in Abdullah bin Şeddâd, Abdurrahman bin Şeddad ismindeki oğul-ları, bu kocasındandır. Şeddâd bin Hâdiyyü’l-Leysî, Hâşim Oğullarının müttefiki olup Medine’de otururdu. Sonradan Kûfe’ye nakletmiş ve orada oturmuştur. 4

Dördüncü halife Hz.Ali (r.a) hilafeti döneminde Fâtıma (Ümâme)’nin kocası Seleme’yi Bahreyn taraflarına vali tayin etmesi üzerine Hz.Ali’nin vefatına kadar oralarda kaldılar. Daha sonra Medine’ye geri döndüler. Ve ölene dek burada kaldılar.

Belâzuri, Fâtıma (Ümâme)’nin, Seleme ile evlenemediğini, bundan dolayı da aklını yitirib öyle vefat ettiğini rivâyet etmekte ise de bu çok isabetli bir görüş değildir. Zira Fâtıma (Ümâme)’yi görenler, yapı ve mizaç olarak tıpkı babası Hamza’ya benzetirlerdi!.

Fâtıma (Ümâme) bint-i Hamza (r.a)’nın Abdülmelik bin Mervan zamanında yani; Hicri 71. yıl ile 86. yıl arasında, Miladi 691. yıl ile 705. yıllar arasına kadar Medine’de yaşadığı ve yine bu yıllarda Medine’de vefat ettiğini bir çok tarihçiler dile getirirler.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- İbn-i Habib, el-Muhabbar-s-109 
2- M.Âsım Köksal İslam Tarihi-14-353 
3- Buhâri Nikâh-21 
4- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-14-356