Eymen Bin Hureym El-esedi

Eymen bin Hureym (r.a), aslen Şam’lı olup sonradan Kûfe’ye yerle-şen babası Hureym bin Fâtik ile amcası Sebre de sahabi idiler. Kendisi hakkında ne zaman doğduğu, hangi tarihte vefat etti bilinmemektedir.

Eymen Bin Hureym El-esedi

Eymen Bin Hureym El-esedi
أيْــمَــنُ بْــنُ خُــرَيــمُ اْلأسَــدِي


 Baba Adı    :    Hureym el-Esedi.
 Anne Adı    :    Sama’e bint-i Sâ’labe, bin Amr, bin Husayn, bin Malik, el-Esedi
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    1 tane.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Eymen bin Hureym bin Fatik bin Ehram bin Şeddad bin Amru bin Fâtik bin Kuleyb bin Amru bin Esed bin Hüzeyme bin Müdrike el-Esedi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Hureym bin Fâtik’in oğlu, Sebre bin Fâtik ise onun amcası olurdu.



Eymen Bin Hureym El-esedi Hayatı

Eymen bin Hureym (r.a), aslen Şam’lı olup sonradan Kûfe’ye yerle-şen babası Hureym bin Fâtik ile amcası Sebre de sahabi idiler. Kendisi hakkında ne zaman doğduğu, hangi tarihte vefat etti bilinmemektedir. Yine hangi tarihte iman ettiği dahi ihtilaflıdır. Bazı tarihçilere göre Mekke’nin fethinde babası ve amcası ile gelip iman etmiştir. Bazılarına göre, babası ve amcasının Bedir Savaşı’na katılıb savaşı görenlerdendir. Ayrıca amcasının Hudeybiye Andlaşması’nda bulunduğuna dair rivayetler vardır. Abdüllatif bin Ahmed, el-Bikâi, her iki kardeşide Ehl-i Bedir arasında saymaktadır.

Bazı kaynaklarda ise Bedir Ğazvesi sırasında henüz erğin olmayan Eymen ile babasının ve amcasının Mekke’nin fethinde İslâmiyeti kabul ettikleri ileri sürülmektedir. Ancak elimizdeki bilgilere göre bu sahabenin Mekke Fethi’nden sonra İslâm oluşu yolundadır.

Ashab’ın hayatına dair eserlerde Eymen bin Hureym (r.a)’ın sahabi kabul edildiği görülmektedir. Eymen bin Hureym (r.a)’ın yalancı şahidlik konusunda doğrudan Resûlullâh (s.a.v)’den bir hadis rivayet ettiği söylen-mekle beraber Tirmizi’nin de belirttiği gibi onun Resûlullâh (s.a.v)’den hadis işittiği bilinmemektedir.

Resûlullâh (s.a.v)’ın ve Hülefa-i Raşidin dönemini yaşayıp emeviler döneminde epey sıkıntı çekmiştir. Siyasi konularda bilgi ve tecrübe sahibi olan Eymen bin Hureym (r.a), hayatı boyunca Müslümanlar arasındaki ihtilaflardan, savaşlardan, azami derecede uzak durmaya çalışmıştır. bize ulaşan rivayetlerde şöyle denilir:

Emevi hükümdarı Abdülmelik bin Mervan, hasmı ve düşmanı olan Abdullah ibn-i Zübeyr’in taraftarlarından, sahabe’den Dahhak bin Kays’la savaşa tutuştu. O devirde hayatta olan sahabilerin çoğunluğu Abdullah ibn-i Zübeyr’in hilafetini destekliyordu. Abdülmelik bin Mervan’da, davasında haklı olduğunu ispatlamak için, buna karşılık, onun gibi sahabi olanları yanına çekmek istiyordu. Eymen bin Hureym (r.a)’a bir miktar para ile beraber haber göndererek, kendi taraflarında yer almasını istedi.

Âmir’uş Şa’bi den:

Abdülmelik bin Mervan, Eymen bin Hureym el Esedî (r.a)’a haber göndererek, şöyle dedirtti:

      “-Bizimle beraber olup düşmanımıza karşı savaşmanı istiyoruz?”

Eymen bin Hureym el-Esedî (r.a) cevaben:

      “-Babam ve Amucam, Büyük Bedir Savaşı’na katıldılar: ve benden, Kelime-i Şehâdet getiren hiçbir kimseyle savaşmamam için söz aldılar. Cehennem’den kurtulacağıma dair bir ğaranti verirsen, seninle yan yana savaşırım!”dedi.

Bunu üzerine, Abdülmelik bin Mervan:

      “-Defol!”diye onu kovdu, ve çok ağır konuştu.

O zaman Eymen bin Hureym (r.a), şöyle dedi:

      “-Kureyş’den, birinin saltanatı için, namaz kılan biri ile savaşamam! Hayatım boyunca bana faydası dokunmayacak bir mesele için Müslüman mı öldüreceğim? O saltanata kavuşacak, ben ise, günah kazanacağım! Böyle bir cehâlet ve hatadan Allâh korusun!” 1

Bu cevabını fasih bir şiirle dile getirdiği yapılan teklifi reddettiği rivayet edilir. Zira kendisi devrinin tanınmış şairlerinden idi. Kasidelerinde övdüğü kimselerin meziyetlerini zikrederken mübalağalı ifadelerden sakın-dığı için başarılı saymayanlar vardır. Buna karşılık Abdülmelik bin Mervan dahi, onu, bu olaydan önce övdüğü kimselerin, özellikle ruhi ve ahlâki vasıflarını dikkate aldığı için takdir etmiştir.

Emevi valilerinden Abdülaziz bin Mervan ve Bişr bin Mervan hakkın- da da şiirler söyleyen Eymen bin Hureym (r.a), Kûfeli şairlerin çoğunun yaptığı gibi gazel tarzında kasideler de söylemiştir. Eymen (r.a), çok iyi bir şair olub fasih, kelime örgüsü sağlam, ifadesi açıktır. Bununla birlikte mânası güç anlaşılan şiirleri de vardır. Medih, hiciv, gazel ve hikmet tarzında şiirler yazan Eymen (r.a)’ın Halife Hz.Osman (r.a)’ın ardından yazdığı mersiye bu türün güzel bir örneğini teşkil eder,

Abdülaziz bin Mervân ile Bişr bin Mervân’ın, şiirlerini çok beğen-dikleri Eymen bin Hureym (r.a)’a:

      “-Halilü’l-hulefâ!” lakabı verilmiştir.

Eymen bin Hureym (r.a)’ın şiirlerinden bazı parçalar çeşitli eserlerde bu güne ulaşmıştır. 2

Eymen bin Hureym (r.a) anlatıyor:

“-Resûlullâh (s.a.v), kalktı ve şöyle konuştu:

      “-Ey insanlar! Yalan yere şahidlik etmek, Allâh’a şirk koşmakla aynıdır!”buyurdular.

Bu sözü üç defa tekrar ettikten sonra; şu âyet-i kerime’yi okudu.

“-Her kim, Allâh’ın mukaddes emirlerine hürmet ederse, onun bu hareketi, Allâh nezdinde kendisi için hayırlı olur.

Haram olduğu size bildirilenlerin dışında kestiğiniz hayvanlar size helâl kılınmıştır. O halde murdar putlara hürmet göstermekten çekinin ve yalan sözden sakının!” 3

Rivayet ettiği tek hadisin bu olduğu söylenir. 4

Adı geçen bu mübarek zatın Âile bireyleri hakkında bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-3-1001 
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-11-551 
3- Hacc-31 
4- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-3-1781