Enes Bin Züneymü’d-diyli

Enes bin Züneymü’d-Diyli şair idi. Şiirleriyle Resûlullâh (s.a.v)’ı ve İslâmiyeti durmadan hicv ederdi. Bu hususta o devirde oldukça etkili idi kendisi Kureyş’in en etkili olan şairlerindendi. Diyli nisbesiyle anılırdı.

Enes Bin Züneymü’d-diyli

Enes Bin Züneymü’d-diyli
أنَـسُ بْــنُ زُ نَــــيــمُ اْلــدِيـلِـي


 Baba Adı    :    Ebû Ünâs Züneym.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Enes bin Ebû Ünas Züneym bin Amru bin Abdullah bin Câbir bin Mahmiye bin Abd bin Adiy bin Deyl bin Bekr bin Abdümenat bin Kinâne’ dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Babası Ebû Ünas ile kardeşi Esid ve amcası veya kardeşi Sâriye bin Züneymu’d-diyli şair sahabiler’den dirler.



Enes Bin Züneymü’d-diyli Hayatı

Enes bin Züneymü’d-Diyli şair idi. Şiirleriyle Resûlullâh (s.a.v)’ı ve İslâmiyeti durmadan hicv ederdi. Bu hususta o devirde oldukça etkili idi kendisi Kureyş’in en etkili olan şairlerindendi. Diyli nisbesiyle anılırdı. Babası Ebû Ünâs ile Amcası veya kardeşi Sâriye bin Züneym ve kardeşi Esid bin Züneym’de şair sahabilerdendiler. İman etmeden önce câhiliye döneminde birçok putperest şair gibi Resûlullâh (s.a.v)’ı hicveden Enes bin Züneymu’d-Diyli bir gün bu şiirlerinden birini okurken Huzâa kabilesinden bir genç Resûlullâh (s.a.v)’in bu şekilde tahkir ve tezyif edilip hakaret edil-mesine dayanamıyarak şairin başını yardı.

Bu olay üzerine Kinâne ve Huzâa kabileleri arasında kavğa çıktı. Kinâne oğullarının yakın dostu olan Mekkeli müşrikler Hudeybiye sulh ve saldırmazlık andlaşması’na rağmen tebdili kıyafet ederek, Beni Bekrleri’de yanlarına alıp bir gece karanlığında Huzâa kabilesine ani ve kanlı bir baskın yaptılar. Huzâa kabilesiden yirmi küsür insanı biğayri hak katlettiler.

Huzâlılar’ın ileri gelenlerinden Amr bin Sâlim, kırk kişilik bir süvari heyetiyle Medine’ye gitti. Mekkeli müşriklerin yaptığı haksızlığı okuduğu uzun bir recezle Resûlullâh (s.a.v)’e haber verdi ve Enes bin Züneym’in Resûlullâh (s.a.v)’i hicveden şiirlerinden söz etti. Resûlullâh (s.a.v)’de Enes’in görüldüğü yerde öldürülmesini emretti. Mekke fethinde kanı heder sayılacak kişiler arasında onun da adı vardı.

Huzâa Süvarileri Medine’ye gelerek Kureyşlilerle, Benî Bekirlere karşı Resûlullâh (s.a.v)’in yardım vadini alıp, Mekke’ye, kabilelerinin yan-larına geri dönecekleri sırada tekrar:

      “-Yâ Resûlallâh! Enes bin Züneymü’d-Dîylî, Seni, şiirleriyle hicvedip sizi tâhkir ve tezyif etti!”dediklerinde,

Resûlullâh (s.a.v)’de, onun kanının dökülmesinin helâl kılındığını, ve her nerde görülürse görülsün, öldürülmesini emretti. Resûlullâh (s.a.v)’de derhal Hudeybiye Andlaşması’nı bozan, ve garantör olduğu Huzâa kabile-sine saldıran ve onları bir gece saldırısıyla karanlıkta katleden Kureyş-liler’e karşı Huzâalılara verdiği koruma sözünü gerçekleştirmek üzere, ve

Mekke’nin fethiyle sonuçlanacak olan savaşın hazırlıklarına başladı.

Enes bin Züneymü’d-Diyli, bu, haberi alınca, söylediği uzun bir şiirle, Resûlullâh (s.a.v)’den özür ve af diledi. Mekke fethi sırasında Müslüman oldu. Bununla beraber yine de hayatından endişe ediyordu.

Benî Bekrlerden Nüfâse oğullarının lideri Nevfel bin Muaviyyetü’d- Dîylî, bu hususta Resûlullâh (s.a.v) ile konuştu.

      “-Yâ Resûlallâh! Sen, affetmekte insanların başında gelirsin. Bizden hiç kimse, sana düşmanlık ve ezâ yapmamıştır. Fakat biz, cehâlet içinde bulunuyor, neyi tutacağımızı, neyi bırakacağımızı bilmiyorduk. Nihayet, yüce Allâh bizi, mahv-u helâk olmaktan Senin sâyende kurtarıp doğru yola hidayet etti. Huzâa süvarileri, onun âleyhinde Sana gelerek çok yalan söylemişlerdir!”dedi.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Bırak Huzâa süvarilerini! Biz, Tihâme’de, yakından veya uzaktan akrâba olanlardan bize, Huzâalardan daha çok iyiliği dokunan bir kimse görmedik!”buyurdu.

Nevfel bin Muâviye, sustu. Susunca Resûlullâh (s.a.v):

      “-Affettim onu!”buyurdular.

Nevfel bin Muâviye:

      “-Babam , anam Sana feda olsun!” dedi. 1

Enes bin Züneymu’d-Diyli’de Resûlullâh (s.a.v)’den özür dileyen ve O’nu medheden bir şiirini okudu.

      “-Muhammed’den daha vefâkar daha şerefli hiçbir kişiyi hiçbir deve, sırtında taşımamıştır. Resûlullâh, Rasûl olduğu zaman ben onu hicvetmiş idim. Elim o zaman keşke kamçı taşımasaydı. Ne bir ırza sataştım ne de bir kan akıttım. Gerçeği bilenler bunu farkındadır. Ben sadece; eyvah gençler ve delikanlılar! Dedim. Onları intikam almaya teşvik ettim!”

Bazı rivâyetlerde, hicviyeleri sebebiyle Amr bin Sâlim tarafından Resûlullâh (s.a.v)’a şikâyet edilen şairin Enes bin Züneym’in kardeşi Esid bin Ebû Ünas olduğu, ancak, Mekke’nin fethi sırasında Müslüman olup, Resûlullâh (s.a.v)’ın huzurunda O’nu medheden şiirler söylediği nakledil-mektedir. İbn-i Hacer’in de kaydettiği gibi aynı olayın her iki kardeşin başından geçmiş olması da mümkündür.

Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatına kadar, O’nunla sürekli beraber oldular. Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatından sonra Raşid halifeler döneminde ise, Enes bin Züneym (r.a)’in Horasan taraflarındaki, bir çok fethlerde bulunduğu görülmektedir.

Tâberi’nin belirttiğine göre;

Horasan Valisi Hâkem bin Amr, el-Ğifari Hicri 45. Miladi 665 yılında Tohâristan üzerine üzerine sefere çıkmadan önce, veya başka bir rivayete göre ise, Hicri 50-51. Miladi 670-71 yıllarında Merv’de vefat etmeden önce yerine Enes bin Züneym’i vekil olarak bırakmış, fakat Irak genel valisi Ziyad bin Ebih bunu kabul etmemiştir.

Kaynakların belirttiğine göre şairleri birbirine düşürmekten zevk alan Irak genel valisi Ubeydullah bin Ziyâd, şair tâbii’den Hâris bin Bedr ile Enes bin Züneym’i karşılıklı hicviyeler söylemeye mecbur bırakmıştır. Bu şiirlerden oluşan bazı bölümler Ebû’l-Ferec el-İsfahâni’nin el-Eğâni’sinde bulunmaktadır. 2

Enes bin Züneym (r.a)’ın hayatı hakkında fazla bilgi bulunmamakla beraber, onun âile bireyleri, varsa rivayet etmiş olduğu hadisler hakkında, ve geri kalan hayatı ile ilgili nerede ve ne zaman hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde bundan fazla hiçbir bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-15-337 
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-11-236