Ebzâ el-Huzâi (r.a)

Ebzâ el-Huzâi (r.a) ne zaman hangi tarihde doğdu. Nerede ve zaman vefat etti. Âile bireyleri kimlerdir. Nesebi hakkında bilgi yoktur. Ancak oğlu Abdurrahman bin Ebzâ el-Huzâi (r.a) Kûr’ân-ı Kerim ve fıkıh konu-larındaki bilgisiyle tanınan bir sahâbi idi.

Ebzâ el-Huzâi (r.a)

Ebzâ El-huzâi
أبْــزَى اَلْــخُــزَاعِــي


 Baba Adı    :    Bilgi yok.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Abdurrahman.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    12 tane.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Ebzâ el-Huzâi
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Abdurrahman bin Ebzâ’nın babasıdır.



Ebzâ El-huzâi Hayatı

Ebzâ el-Huzâi (r.a) ne zaman hangi tarihde doğdu. Nerede ve zaman vefat etti. Âile bireyleri kimlerdir. Nesebi hakkında bilgi yoktur. Ancak oğlu Abdurrahman bin Ebzâ el-Huzâi (r.a) Kûr’ân-ı Kerim ve fıkıh konu-larındaki bilgisiyle tanınan bir sahâbi idi. Sahâbi olan babası da kendisi gibi Huzâaoğulları’nın âzadlısı idi. Mekke’de doğdu. Abdurrahman bin Ebzâ el-Huzâi’nin köle olması akla babasının da köle olabileceği yolundadır. Doğrusunu Allâh bilir.

Abdurrahman’ın babası Ebzâ El-Huzai (r.a) den:

“-Bir gün Resûlullâh (s.a.v) halka hitap ediyordu. Müslümanlardan bir gurubu medh-ü senâ ettikten sonra, şöyle konuştu:

      “-Komşularını dinde anlayış sahibi yapmayanlara, onlara dini öğret-meyenlere, anlatmayanlara, komşularından dinlerini öğrenmeyenlere, anlayıp muhakeme etmeyenlere ne oluyor? Her kavim komşularına dini anlatsın, öğretsin. Bunları dinde derin bir anlayışa kavuştursun. Onlara Allâh’ın emirlerini bildirip nehiylerin den sakındırsın. Dini bilmeyen kavimler de komşularından öğrensinler, derin bir anlayışa kavuşsunlar. Öğrendiklerini muhakeme etsinler. Eğer böyle yapmazlarsa, dünyada onlara gereken cezayı veririm!”buyurdular. Minberden inerek evine girdi.

Bunu üzerine orada bulunanlardan bir kısmı:

      “-Resûlullâh (s.a.v)’ın bu sözüyle kastettiği kimlerdi acaba?”dediler.

Diğer bir kısım ise:

      “-Eş’âri’ler olduğunu zannederiz. Çünkü onlar fakihdiler ve onların vahalarda ve çöllerde yaşayan cahil komşuları vardır!”dediler.

Eş’âriler bunu işitince doğruca Resûlullâh (s.a.v)’e gelerek:

      “-Ey Allâh’ın Resûlü! Başkalarını hayırla yad ederken bizi kötü olarak yad etmişsiniz. Biz ne yaptık?”dediler.

Resûlullâh (s.a.v) onlara:

      “-Evet, bir kavim, komşularını öğretmeli, onlara İslâm’ı anlatmalı, ikaz etmeli, onlara iyi şeyleri emredip, kötü şeylerden de sakındırmalıdır. Dini bilmeyen kavimde öğrenmeli, anlamalı ve muhakeme etmelidir. Aksi taktirde dünyada onlara gereken cezayı veririm!”buyurdu.

Eş’âri’ler:

      “-Başkalarına dini biz mi öğreteceğiz?”dediler.

Resûlullâh (s.a.v) sözlerini aynen tekrar etti.Onlarda yine aynı şekilde karşılık verdiler Resûlullâh sözlerini yine tekrar edince, bu defa:

      “-Öyleyse bize bir yıl müddet ver?!”dediler.

Resûlullâh (s.a.v) onlara dini anlatmaları öğretmeleri, dinde derin anlayış sahibi yapmaları için bir yıl müddet verdi. Ve şu âyetleri okudu: 1

      “-İsrail oğullarından inkar edenler Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lânetlenmişlerdir. Bu, başkaldırmaları ve aşırı gitme-lerinden dolayı idi. Birbirlerinin yaptıkları fenâlıklara mani olmu-yorlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!” 2

Bazı rivâyetlerde Resûlullâh (s.a.v) dönemine yetiştiği ve O’nun arkasında namaz kıldığı denmekle birlikte, bazı kaynaklarda sahabiliği konusunda dahi ihtilaf vardır, denilir.

Resûlullâh (s.a.v)’den 12 hadis rivâyet etmiştir. Kûfe’de ikamet etmiş, Hz.Ali’nin Horasan valiliğini yaptı. Sıffın’da Hz.Ali’nin yanında yer aldı. Kırâat imamı idi, ferâizi de iyi bilirdi. Rivâyetlerinin ekserisi Hz.Ömer ve Ubeyy bin Kâ’b’dandır. Kendisinden Şa’bi ve Abdurrahman bin Ebi Leylâ rivâyet etti. Sikadır. Hadisleri kütüb-ü sittede tahric edildi.

Adı geçen bu sahabe hakkında bundan fazla bilgimiz yoktur.

Şüphesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-4-1519 
2- Maide-78-79