Cabir bin Ezrak, el-Gadıri

Câbir bin Ezrak, el-Gadırî (r.a)’ın hakkında hangi tarihte ve nerede doğdu, yine hangi tarihde nerede vefat etti, âile bireyleri hakkında elimizde hiçbir bilgi yoktur. Onun hakkında Yemenli denilirse de bazılarına göre Humus Ehli idi, denilir.

Cabir bin Ezrak, el-Gadıri

Câbir Bin Ezrak
جَـا بـِـرُ بْــنُ اْلأ زْرَقْ


 Baba Adı    :    Ezrak el-Ğadiri.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Câbir bin Ezrak el-Ğadiri Yemenli ve Gadiri Kabilesine mensubdur.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.

Cabir Bin Ezrak Hayatı

Câbir bin Ezrak, el-Gadırî (r.a)’ın hakkında hangi tarihte ve nerede doğdu, yine hangi tarihde nerede vefat etti, âile bireyleri hakkında elimizde hiçbir bilgi yoktur. Onun hakkında Yemenli denilirse de bazılarına göre Humus Ehli idi, denilir. Ancak, kendi ifadesinde Yemenli olduğunu aşağı-daki kendisinin rivayet etmiş olduğu hadiseden anlıyoruz.

Câbir bin Ezrak el-Gadırî (r.a)’den:

“-Resûlullâh bir yolculukta idi. Ben, kendisini görmeye gelmiştim. Yan yana epey bir müddet deve koşturdum. Nihayet bir yerde konakladık. Resûlullâh (s.a.v), tabaklanmış deriden yapılmış bir çadıra girdi. Kapısında otuzdan fazla kırbaçlı adam bekliyordu. Çadıra yaklaştım. Adamlardan biri bana mani olamaya kalktı.

Ona:

      “-Eğer, beni istersen bende seni isterim. Bana vurursan bende sana vururum!”dedim.

      “-Bıre kötü adam!”diye çıkıştı.

      “-Vallâhi sen benden daha kötüsün!”dedim.

      “-Neden?”diye sordu.

      “-Ben, tâ Yemen diyarından buraya, Resûlullâh (s.a.v)’den bir şeyler öğrenmeye ve sonra memleketime dönerek oradakilere anlatmaya geldim. Sen ise bana mani oluyorsun!”dedim.

      “-Haklısın vallâhi! Ben senden daha kötü biriymişim!”diye karşılık verdi.

Daha sonra Resûlullâh (s.a.v), tekrar devesine bindi. Halk da Akabe ve Mina’dan inerek Resûlullâh (s.a.v)’ın peşinden yürüdü. Nihayet O’nun çevresini sararak O’na soru sormaya başladılar. Öyle ki artık hiç kimse Resûlullâh (s.a.v)’ın yanına yaklaşamıyordu. Bu arada saçlarını kısaltmış bir adam Resûlullâh (s.a.v)’in yanına sokularak:

      “-Ey Allâh’ın Resûlü! Bana dua et!”dedi.

Resûlullah (s.a.v):

      “-Allâh tıraş olanlara merhamet etsin!”dedi.

O adam tekrar:

      “-Ey Allâh’ın Resûlü! Bana dua et!”deyince,

Resûlullah (s.a.v):

      “-Allâh tıraş olanlara rahmet etsin!”diye tekrarladı.

Bunun üzerine o adam geri dönerek tıraş oldu. Bundan sonra tıraşsız kimse göremedim!” 1

Câbir bin Ezrak, el-Gadırî (r.a)’ın hayatı hakkında fazla bilgi bulun-mamakla beraber, onun âile bireyleri, varsa rivayet etmiş olduğu hadisler hakkında, ve geri kalan hayatı ile ilgili nerde ve ne zaman hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde bundan fazla hiçbir bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-4-1533