Atiyye Bin Büsr El-mâzin-i

Atiyye bin Büsr, Medineli Ensâr’dan Büsr el-Mâzini’nin oğlu olup, Abdullah bin Büsr’ün da kardeşidir. Ensâr’ın gençlerinden olan Atiyye bin Büsr (r.a), Medine’de doğmuştur. Ancak doğum tarihi bilinmemektedir.

Atiyye Bin Büsr El-mâzin-i

Atiyye Bin Büsr El-mâzin-i
عَــطِــيّــة ُ بْــنُ بُـسْـرَ اْلـمَـا ز ِنـِي


 Baba Adı    :    Büsr el-Mazin’i.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Medine doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Humus’da, veya Şam’da vefat etmiştir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Ensâr’dan dır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, ancak sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Atiyye bin Büsr el-Mâzini Ebû Busr el-Humsi el-Ensâri dir. Veya bin Mansur bin İkrime dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Abdullah bin Büsr’ün kardeşidir.


Atiyye Bin Büsr El-mâzin-i Hayatı

Atiyye bin Büsr, Medineli Ensâr’dan Büsr el-Mâzini’nin oğlu olup, Abdullah bin Büsr’ün da kardeşidir. Ensâr’ın gençlerinden olan Atiyye bin Büsr (r.a), Medine’de doğmuştur. Ancak doğum tarihi bilinmemektedir. Atiyye bin Büsr’un babası, annesi ve kardeşleri de Ensâr’ın ilk iman eden kişilerinden dır. Neseb silsilesi hakkında pek geniş bir kayıt yoktur. İbn-i Hacer el-Askalani el-İsabe de kardeşinin nesebinden bahs ederken:

Abdullah bin Büsr, el-Mâzini, Ebû Busr el-Humsi demektedir. İmam Buhâri ise: Ebû Safvan es-Selemi, el-Müzeni dedikten sonra Mazen bin Mansur’dan deyip beni Selime’den olduğunu kaydetmektedir.

Bunun dışında neseb silsilesi hakkında hiçbir şey denilmemektedir. Bazı eserlerde beni Selime’den olmadığı, fakat Ensâr’dan olduğu rivâyet edilmektedir. Onun Resûlullâh (s.a.v) ile sohbeti vardır.

Büsr es-Süleyman’ın iki oğlu Abdullah ve Atiyye, şöyle dediler:

      “-Resûlullâh (s.a.v) bize geldi; kendisine tereyağı ile hurma takdim ettik. O, tereyağı ve hurmayı seviyordu!” 1

Kardeşi Abdullah bin Büsr (r.a) ise:

“-Resûlullâh (s.a.v) babama misafir olmuştu babam ona çorba ve kavutlu çorba ikram etti. Çorbayı sağ eliyle içti. Su getirdi onu da sağ eli ile içti, hurma yerken de, çekirdeğini elinin sırtıyla attı. Gideceği zaman babam kalktı katırının yularını tutarak:

      “-Yâ Rasûlallâh! Bize, dua et!”dedi.

Resûlullâh (s.a.v)’de:

      “-Allâh’ım!Verdiğin rızkı onlara bereketli kıl Onları af et onlara acı!” diye dua etti.

Yine Abdullah bin Busr’dan:

“-Babam, Anneme:

      “-Resûlullâh (s.a.v)’e yemek yaparsan tirit yap!”dedi.

Babam gitti, Resûlullâh (s.a.v)’i davet etti. Resûlullâh (s.a.v) gelib yemeğe oturunca elini yemeğin üzerine tutarak

      “-Bismillah!Diyerek başlayın!”buyurdular.

Herkes Besmele çektikten sonra önünden yemeğe başladı. Yedikten sonra Resûlullâh (s.a.v):

      “-Allâh’ım! Onları, af et! Onlara, merhamet et! Rızıklarını da, bere-ketlendir!”diye dua etti. 2

Abdullah bin Busr (r.a) anlatıyor:

“-Babam ve ben kendi evimizin kapısının önünde oturuyorduk ki; birden Resûlullâh (s.a.v), katırı üzerinde çıka geldi.

Babam:

      “-İnip yemek yiyip hayır duası etmez misiniz?”dedi.

Resûlullâh (s.a.v), katırdan inerek yemek yedi. Daha sonra da:

      “-Allâh’ım onlara acı onları affet. Onlara, hayırlı ve bereketli rızık ver!”diye dua ettiler.

Bir başka rivâyette şu ilave vardır:

      “-O zamandan beri Aziz ve Celil olan Allâh rızkımıza bolluk verdi” 3

Atiyye bin Büsr, Hicret-i Nebeviye esnasında henüz çocuk denilecek yaşta idi. Bu itibarla da, Bedir ve Uhud Ğazveleri’ne iştirak edememişti. Hendek Ğazvesi sırasında henüz küçük olmasına rağmen savaş Medine etrafında olduğu için uzaktanda olsa ğazveyi görmüştür. Atiyye bin Büsr ve kardeşi Abdullah bin Busr, Hulefa-i Râşidin devrinde hangi faaliyet-lerde bulunmuştur bilinmemektedir. Ancak Şam, veya Humus taraflarına gidip burada ikamet ettiklerine göre Emevilerin tarafını iltizam ettikleri ve Humus’ta vefat ettiği tahmin edilmektedir.

Atiyye bin Büsr hakkında fazla bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- Ebû Dâvûd-Et’ime-45-3837 
2- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-3-1314 
3- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-4-1699