Amr Bin Said Bin As

Amr bin Said, bin Âs, Mekke doğumludur. Ancak doğum tarihi belli değildir. Ebû Ühayha diye tanınan babası cahiliye devrinde Mekke’nin ileride gelenlerinden biriydi. Annesi:Safiyye bint-i Muğire Halid bin Velid’in halasıdır. Bu itibarla Beni Mahzum ile akrabalık bağları vardır.

Amr Bin Said Bin As

Amr Bin Said Bin Âs
عَــمْـرُ بْــنُ سَـعِـيـدُ بْــنُ اْلـعَـا ص


 Baba Adı    :    Said bin Âs bin Ümmeyye (Ebû Uhayha).
 Anne Adı    :    Sâfiyye bint-i Muğire.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicretin 13. Miladi 634 yılında Ecnadeyn savaşında şehid oldu.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Fâtıma bint-i Safvan. Bu kadın kocasıyla beraber iman etmiştir.
 Oğulları    :    Amr bin Said el-Eşdak.
 Kızları    :    Bilgi yoktur.
 Gavzeler    :    Mekke’nin Fethi, Huneyn, Taif kuşatması, Tebük, Ecnadeyn,
 Muhacir mi Ensar mı    :    2. Habeşistan, Medine, Muhacir dir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Amr bin Said bin Âs bin Ümeyye bin Abdi-şems bin Abdimenaf bin Kusay el-Kureyşiy el-Emevi’dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Ukbe,
 Kimlerle Akraba idi    :    Hâlid bin Velid’in halası oğludur. Bunlar altı kardeştirler. Eban, Hâlid, Amr, Ubeyde, Âs, Said bin Said el-Âs’dir ler.


Amr Bin Said Bin Âs Hayatı

Amr bin Said, bin Âs, Mekke doğumludur. Ancak doğum tarihi belli değildir. Ebû Ühayha diye tanınan babası cahiliye devrinde Mekke’nin ileride gelenlerinden biriydi. Annesi:Safiyye bint-i Muğire Halid bin Velid’in halasıdır. Bu itibarla Beni Mahzum ile akrabalık bağları vardır. Künyesi ise: Ebû Ukbe’dir. Hâlid bin Said’in baba bir kardeşidir. Amr bin Said, kardeşi Halid’den bir müddet sonra Hanımı Fatıma bint-i Safvan’la birlikte Müslüman olmuştur. Müslüman olduktan sonra Mekkeli müşrikler onlara rahat ve huzur vermediklerinden, kardeşi ve hanımı ile beraber ikinci Habeşistan muhacaretinde bulunmuşlardır.

Hanımı Fatıma bint-i Safvan (r.a), Habeşistanda vefat etmiştir. İlk Müslümanlardan olan kardeşi Hâlid bin Said, daha önce birinci kafileyle birlikte Habeşistan’a gitmişti. Burada yıllarca kaldıktan sonra, İki kardeş Hicretin 7. yılının başlarında diğer Sahabelerle birlikte Habeşistan dan Medine’ye döndüklerinde Resûlullâh (s.a.v)’ın Hayber’de bulunduğunu öğrenerek oraya gittiler. Amr bin Said (r.a), Resûlullâh (s.a.v)’e kaşında “Muhammed’ün Resûlullâh” yazılı olan Mühür yüzüğünü, kendisi Ona hediye etmiştir. Resûlullâh (s.a.v), Hükümdarlara gönderdiği mektubları bu yüzükle mühürlerdi. 1

Hz.Osman (r.a) halife iken bu yüzüğü Eris Kuyusuna düşürmüştü. Bütün aramalara rağmen bu yüzük bulunamamıştı.

Daha sonraları Amr bin Said ve kardeşleri aileleri ile birlikte Medine’ye yerleşmişlerdir. Mekke fethi, Huneyn, Tâif kuşatması gibi bir çok seferlerde bulunup Tebük Seferi’ne katılmıştır.

Amr bin Said ile kardeşi Hâlid bin Said, Beni Ümeyye veya Beni Ümeyye içinde İslamiyeti ilk kabul edenlerdendir. Önce Hâlid bin Said, ondan birkaç gün sonra da Amr bin Said Müslüman olmuşlardır. İki kardeşinin Müslüman olduğunu duyan üçüncü kardeşleri Ebân bin Said çok üzüldü. Zira kendisi İslam’a karşı aşırı muhaliflerinden biri idi. Kardeşlerinin Müslüman olduklarını duyduğu zaman müthiş öfkelendi. O derece kızdı ki:

      “-Keşke Zaribe de ölmüş olsaydım da Amr ile Hâlid’in dine iftira ettiklerini görmeseydim!” diye üzüntüsünü bir şiirle söylemiştir. Amr’ın, kardeşi Hâlid’den sonra Müslüman olması ailesinin ikiye bölünmesine sebep oldu. Bu da, Beni Ümeyye’nin kendilerine baskı yapmalarına, hakaret etmelerine eza ve cefalarda bulunmalarına vesile oldu.

Bu yüzden Mekke de fazla kalamayarak 2. Muhacir kafilesi ile birlikte yanına karısı Fatıma’yı da alarak Habeşistan’a hicret etti. Orada uzun müddet kaldı. Bu suretle, Mekke’li Müşriklerin işkencelerinden kurtulmuş oldu.

Resûlullâh (s.a.v)’ın Medine’ye hicretini duyduğu zaman çok sevindi. Ancak, içinde geçmişin kokusu olduğu için hemen Medine’ye gitmedi. Bir müddet bekledi. Ancak Hayber Seferi esnasında Medine’ye gelerek Resûlullâh (s.a.v)’e kavuştu.

Amr bin Said bin Âs’ın Medine’ye geldikten sonra iştirak etmiş olduğu ilk gazve, Mekke’nin fethi oldu. Bundan sonra Huneyn gazvesine, Taif muhasarasına katıldı. Taif Seferinde Liyye’de Ebu Uhayha Said bin Âs’ın Mülkü ve bu Mülk’ün yüksekçe bir tarafında da kabri bulunuyordu. Babası, Ebû Uhayha, hicretin birici veya ikinci yılında kâfir olarak ölmüş bulunuyordu. Resûlullâh (s.a.v), kabre doğru bakınca, Ebû Bekir (r.a):

      “-Allâh, bu kabir sahibine lânet etsin! Çünkü O, Allâh’a ve Resûlüne meydan okuyanlardandı!” dedi.

O sırada, Ebû Uhayha’nın iki oğlu Amr bin Said ile Eban bin Said, Resûlullâh (s.a.v)’in yanında bulunuyorlardı. Bunlar, Hz.Ebû Bekir’in sözüne karşılık olarak :

      “-Hayır! Allâh, Ebû Kuhafe’ye lânet etsin! Çünkü o, misafirleri ağırlamaz, haksızlığa engel olmazdı!” dediler.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ölüler hakkında isterse, müşrik olsunlar kötü söz söylemek, onlara erişmez, fakat, dirileri incitir!”buyurunca, sustular.

Bundan sonra, Resûlullâh (s.a.v) Liyye’den ayrıldı. Daha sonraları Tebük Seferi’ne iştirak etti. Amr bin Said, Resûlullâh’ın takdirlerini kazanmış bir sahabi idi. Bundan dolayı Resûlullâh (s.a.v) onu, Medine-’nin batı taraflarının idaresine memur etti. Hayber, Fedek ve Tebük mıntı-kalarının âmili oldu. Her sene buralardan toplanmış olduğu zekatları, Medine’ye getirerek Beytül’mâle teslim ederdi.

Amr bin Said, Âmil olarak kendisine verilen görevi elinden geldiği kadar canla başla başardı. Resûlullâh (s.a.v)’in vefatına kadar bu görevi yaptı. Resûlullâh’in vefat haberini alır almaz hemen Medine’ye geldi. Hz.Ebu Bekir, tekrar eski görevi alması için ona teklifde bulundu ve:

      “-Bu işde senden müstehak başka kimse yoktur!” dedi. Bu sözler karşısında, Amr bin Said yine eski görevine döndü.

Hz.Ebû Bekir devrinde Suriye harekatı başlayınca Amr bin Said, görevinden ayrılarak Şam fütühatına gitti. Halife Hz.Ebu Bekir’in son ve Hz.Ömer’in halifeliğinin ilk devrinde Hicretin 13. Miladi 634 yılında meydana gelen Ecnadin meydan Muharebesine katıldı. Bu savaşta büyük yararlıklar gösterdiği gibi ayrıca, çok büyük cesaret göstererek Bizans ordusunun içine daldı. Onun bu hareketi, çok miktarda yara almasına ve kan kaybına sebep oldu. Neticede Muharebe meydanında vücudunda otuzdan fazla yara ile şehâdet mertebesine erişti.

Amr bin Said bin Âs’ın hanımının ismi Fatıma bint-i Safvan bin Ümeyye bin Mahres’dir. Bu hanımefendinin Habeşistanda vefatından sonra birdaha evlendi mi evlenmedi mi evlendiyse yeni hanımının ismi nedir bilemiyoruz Çocuklarından meşhur el-Eşdak olarak bilinen oğlu Amr bin Said Emevi valisi ve kumandanıdır. Bundan başka çocuklarının ismini bilemiyoruz.

Amr bin Said bin Âs, Resûlullâh (s.a.v) ile beraber olmasına rağmen kendisinden hadis rivayeti hususunda istifade edilemiştir. Zira, Hadis öğretmek için zaman ve fırsat bulunamamıştır. 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-3-128 
2- Ashâb-ı Kirâmın Meşhurları-Hayati Ülkü-229-230