Amr Bin Sâbit (usayrım)

Amr bin Sâbit (r.a), Medine’de yerleşmiş bulunan Evs Kabilesinin Abdüleşhel boyuna mensubtur. Soyu: Amr bin Sâbit bin Vakş bin Züğbe bin Zaûra bin Abdüleşhel el-Ensâri el-Evsi el-Eşheli Babası Sâbit bin Vakş olub, Annesi ise, Meşhur Sahabe Huzeyfetü’l-Yemani (r.a)’in kız kardeşi Leylâ veya Lübbe bint-i Yemâni’nin oğludur.

Amr Bin Sâbit (usayrım)

Amr Bin Sâbit (usayrım)
عُــمْـرُو بْــنُ ثـَا بـِـيــت


 Baba Adı    :    Sâbit bin Vakş.
 Anne Adı    :    Leyla bint-i Yemân’i.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Medine doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Uhud şehidi dir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Uhud Savaşı.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Ensâr’dır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Amr bin Sâbi bin Vakş bin Züğbe bin Zaura bin Abdüleşhel el-Ensâri el-Evsiy el-Eşheli.
 Lakap ve Künyesi    :    Usayrim veya Uhayrim
 Kimlerle Akraba idi    :    Huzeyfetü’l-Yemâni’nin kız kardeşinin oğlu, Seleme bin Sâbit’ın kardeşi, Abbad bin Bişr’ın amcası oğludur.


Amr Bin Sâbit (usayrım) Hayatı

Amr bin Sâbit (r.a), Medine’de yerleşmiş bulunan Evs Kabilesinin Abdüleşhel boyuna mensubtur. Soyu: Amr bin Sâbit bin Vakş bin Züğbe bin Zaûra bin Abdüleşhel el-Ensâri el-Evsi el-Eşheli Babası Sâbit bin Vakş olub, Annesi ise, Meşhur Sahabe Huzeyfetü’l-Yemani (r.a)’in kız kardeşi Leylâ veya Lübbe bint-i Yemâni’nin oğludur. Lakab veya künyesi ise, Uhayrım veya Usayrim’dir. Kendisi, Huzeyfetü’l-Yemâni’nin kız kar-deşinin oğlu, Seleme bin Sâbit’ın kardeşi, ve Abbad bin Bişr’ın amcası Sâbit bin Vakş’ın oğludur.

Amr bin Sâbit, başlanğıçta Müslümanlığa muhalif idi akrabalarının İslâm olmasını hiç istemezdi. Fakat, âşiret reisleri olan Sa’d bin Muâz Müslüman olunca, kendisi hariç, bütün Evs kavmi, Müslüman oldular. Kendisi inad ederek muhalefetini sürdürdü. Medineli Müslümanlar Bedir Savaşı’na katılırken dahi o muhalefetini sürdürdü. Bir rivâyete göre: faize verdiği parasını geri alıncaya kadar İslâmiyeti kabul etmemiştir. Fakat, Ertesi yıl Müslümanlar Uhud Savaşı için Uhud’a gidince Usayrim Medine’de yalnız kaldı.

Hemen bir düşünce kendisini aldı nedir bu dava? kendisimi haklıydı yoksa Uhud’a can vermeye giden Müslümanlar mı? Böyle düşünürken birden karar verdi. Uhud’a gidecekti! Önce Kelime-i şehâdet getirip iman etti. Sonra da hâmiyeti diniye ile yerinden fırlayıp hemen ayağa kalktı zırhını kılıcını kuşandı Uhud’a koştu. Hiç düşünmeden savaşa katılıp düşmana saldırdı. Müslümanların en zorlandığı anda o ölümüne savaşarak yaralandı. Bir köşeye yığılıverdi. Uhud Savaşı bitmiş, herkes yaralılarını Şehidlerini arıyordu.

Abduleşhel Oğulları da kendilerinden Uhud’da öldürülmüş olanları araştırırken Amr bin Sâbit (r.a)’ı tam ölmek üzereyken buldular:

      “-Vallâhi işte Usayrım! Onu, buraya getiren nedir acaba? Biz, onu, İslâm davasını tanımaz bir kişi olarak gerimizde bırakmıştık! Niçin gel-diğini sorunuz, kendisine bakalım?”dediler.

Ona:

      “-Ey Amr! Seni buraya getiren şey nedir? Kavmini kayırmak için mi yoksa, İslâmiyet’e olan arzundan dolayı mı geldin buraya?”diye sordular.

Amr bin Sâbit (r.a) şöyle cevab verdi:

      “-Ben, İslâmiyet’e olan arzumdan dolayı geldim! Allâh’a ve Resûlü-ne iman ettim. Müslüman oldum. Sonra kılıcımı alıb Resûlullâh’ın yanın- da sabahladım. Müşriklerle çarpıştım. Allâh’da bana şehidlik nasib etti!”

Çok geçmeden onların önlerinde fazla konuşamayarak son nefesini vererek vefat etti. Amr’ın durumunu Resûlullâh (s.a.v)’e gelib anlattılar.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-O, Cennetliktir!”buyurdular.

Sa’d bin Muâz (r.a), Amr bin Sâbit’ın kız kardeşine gidip:

      “-Amr, kavmini kayırma ğayretinden dolayı mı, yoksa Kureyş’e kız-dığından dolayı mı, yoksa, Allâh için kızdığından dolayı mı çarpıştı?”diye sormuştu.

Amr bin Sâbit’ın kız kardeşi:

      “-O, sırf Allâh ve Resûlün’den dolayı kızarak çarpıştı!”dedi.

Bir zaman halk, Ashab-ı Kiram’dan Ebû Hüreyre (r.a)’i ortalarına almışlar, o da, onlara:

      “-Allâh’ın huzurunda alnını bir kerre bile secdeye koymaksızın namazsız, niyazsız, Cennete giren kişiyi bana haber veriniz bakayım?”diye sordu. (veya soruyorlardı) Ebû Hüreyre halkın susub durduğunu görünce:

      “-O, Abdüleşhel Oğulları’nın kardeşi Amr bin Sâbit’dir!”dedi.

Amr bin Sâbit’ın yaralanarak (şehid) vefat ettiği haber verilince:

Resûlullâh (s.a.v):

      “-O, Cennetliklerden dir. Az çalıştı, çok ecir aldı!”buyurdular. 1

Ebû Davud’un es-Sünen’in de ki hadisin râvisi Ebû Hüreyre onun yaralı olarak evine götürüldükten sonra orada vefat ettiğini söylemiştir.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-10-217