Adiy Bin Amire Bin Ferve El-kindi

Adiy bin Amire bin Ferve el-Kindi (r.a), tanınmış bir sahâbidir. Künyesi Ebû Zürâre’dir. Müslim’in Sahih’inde ve diğer kitablarda onun birçok hadisi yer almaktadır.

Adiy Bin Amire Bin Ferve El-kindi

Adiy Bin Amire Bin Ferve El-kindi
عَــدِيّ بـِـنْ عَــمِــيــرَةُ بْــنُ فـَـرْوَةُ اْلــكِــنْــدِي


 Baba Adı    :    Amire bin Ferve bin Zürâre,
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Yemen taraflarında doğdu.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicretin 40. Miladi 660 yılında “er-Ruha” (Şanlıurfa)’da vefat etti.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Adiy bin Adiy el-Cezire kadısıydı.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Adiy bin Amire bin Ferve bin Zürâre bin Erkam bin Nu’mân bir Amr bin Vehb bin Rabia bin Muâviye el-Ekremin el-Kindi.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Zürâre.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.


Adiy Bin Amire Bin Ferve El-kindi Hayatı

Adiy bin Amire bin Ferve el-Kindi (r.a), tanınmış bir sahâbidir. Künyesi Ebû Zürâre’dir. Müslim’in Sahih’inde ve diğer kitablarda onun birçok hadisi yer almaktadır. Kendisinden kardeşi Urs rivâyet etti. Onun Resûlullâh (s.a.v) ile sohbeti vardır. Ondan birçok kimse de rivâyet etti. İbn-i İshak, hadisinde şöyle anlattı: Müslüman oluşunun sebebini açıklar-ken şöyle dedi:

“-Ülkemizde İbn-i Şehlâ adında bir Yahudi bilgini vardı. Bana şöyle dedi:

      “-Allâh’ın kitabında gördüğüme göre, Firdevs ehli, Rablerine yüzleri üzerine kapanarak ibadet eden bir kavimdir. Hayır, vallâhi ben bu niteliği biz Yahûdi topluluğunda görüyorum. Resûlleri’nden biri Yemen’den çıka-cak, o Resûl de bizden çıkacağa benzer!”

Adiy bin Amire dedi ki:

      “-Vallâhi çok beklemeden Beni Hâşim’den birinin Peyğamberlik iddiasında bulunduğunu duyduk. Yahûdi bilgini İbn-i Şehlâ’nın sözünü hatırladım. Hemen ona doğru yola çıktım. Bir de baktım ki beraberindeki-lerle yüzleri üzerine secde ediyorlar!”

İbn-i Hayseme der ki:

      “-Onun Cezire denilen yerde öldüğünü duydum!”

Vâkidi şöyle dedi:

      “-Hicri 40 yılında Kûfe’de öldü!”

Ebû Arûbe el-Harrâni ise şöyle dedi:

      “-Adiy bin Amire Kûfe’de yerleşmişti. Hz.Osman İbn-i Affan (r.a) öldürüldükten sonra el-Cezire’ye gitti ve orada öldü!”

İbn-i Sa’d der ki:

“-Hz.Osman öldürüldüğü zaman, Beni Erkam şöyle dedi:

      “-Osman’a küfredilen bir ülkede oturmayız!”hemen Şam’a gittiler.

Muâviye bin Ebû Süfyân, onları “er-Ruhâ”da yerleştirdi ve onlara orada bir arazi verdi.

Taberâni’nin el-Evsat adlı kitabında Adiy bin Amire el-Hadrami diye olmuştur. Bu, onun nesebindeki bazı râvilerin vehmidir. 1

Adiy bin Amire el-Kindi’den rivâyet edilmiştir:

“-Ben Resûlullâh (s.a.v)’ın şöyle buyurduğunu işittim:

      “-Bir göreve tayin ettiğimiz herhangi biriniz, bir iğneyi veya daha fazlasını bizden gizleyecek olursa, bu bir hıyânettir; kıyâmet günü onu mutlaka getirecektir!”

Bunun üzerine Ensâr’dan siyah bir adam kalktı. Sanki ben onu hâla görür gibiyim. Dedi ki:

      “-Ey Allâh’ın Rasûlü, verdiğin görevi benden geri alınız!”

      “-Ne oldu sana?”

      “-Sizin şöyle şöyle söylediğinizi duydum!”

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ben, onu şimdi tekrar söylüyorum: Kimi memur tayin edersek, az veya çok ne varsa bize getirsin. Ondan kendisine verileni alır, verilmiyeni bırakır!”

Ebû Zürâre, Adiy bin Amire, bin Ferve el-Kindi el-Hadrami, sahâbi-dir. Resûlullâh (s.a.v)’den sonra Kûfe’ye yerleşti. Halife Hz.Osman’ın öldürülmesinden sonra el-Cezire’ye göçtü, er-Ruhâ (Şanlıurfa)’ya yerleşti.

Kendisinden Kays bin, Ebi Hâzim ve Recâ’ bin Hayve rivâyet etti. Rivâyetleri Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâi ve İbn-i Mâce’de tahric edildi. Hicri 40.Miladi 660 yılında Urfa’da vefât etti. 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun. 3


1- El-İsâbe İbn-i Hacer el-Askalani-3-409-No-5491 
2- Câmiu’l-Usûl-6-89-Hilâfet ve İmaret-No-2.033-Müslim-İmâret-7-30 
3- İbn-i Sa’d-6-1242-237.