Abdurrahman Bin Hasene

Abdurrahman bin Hasene, Mekke’de doğdu. O (Hasene), bir çok kaynakların kesin ifadesine göre onun annesidir. Kardeşi Şurahbil’in biyoğrafisine baktığımızda kardeşi Abdurrahman hakkında az da olsa bilgi almaktayız.

Abdurrahman Bin Hasene

Abdurrahman Bin Hasene
عَــبْــدُ الــّرحْــمَــنُ بْــنُ حَــسَــنـَـة َ


 Baba Adı    :    Abdullah bin Muta’.
 Anne Adı    :    Hasene Mevlâ Mâ’mer bin Habib, bin Vehb, bin Huzâfe, el-Cumahi.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok..
 Kızları    :    Bilgi yok
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekke, Habeşistan, Medine, Muhacir dir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Abdurrahman bin (Hasene) bin Abdullah bin Muta’ bin Abdullah bin Ğutarıf bin Abduuzza bin Cessâme bin Mâlik bin Mulazım bin Mâlik bin Ruhm bin Sa’d bin Yeşkür bin Mubaşir bin Ğavs bin Mürre el-Kindi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    İbnü’l-Muta’, ve Ebû Şurahbil,
 Kimlerle Akraba idi    :    Şurahbil bin Hasene’nin kardeşidir.


Abdurrahman Bin Hasene Hayatı


Abdurrahman bin Hasene, Mekke’de doğdu. O (Hasene), bir çok kaynakların kesin ifadesine göre onun annesidir. Kardeşi Şurahbil’in biyoğrafisine baktığımızda kardeşi Abdurrahman hakkında az da olsa bilgi almaktayız. Ebû Ömer’e göre, bilakis o Hasene, onu evlâdlık edinmiştir. Babası, Abdullah bin el-Mutâ’ bin Abdullah el-Ğıtrif bin Abduluzzâ bin Cessâme bin Mâlik el-Kindi’dir; Temimi olduğu da söylenir. Ayrıca onun, Temim bin Mürr’ün kardeşinin oğlu el-Ğavs’ın çocuklarından olduğu da söylenir. Bu sebeble ona, “et-Temimi” denilmiştir. Annesi; Mâ’mer bin Habib el-Cumahi’nin azadlı cariyesi idi. Mâ’mer bin Habib’in oğlu olan Süfyân’ın Cünâde ile Câbir adındaki iki oğlu, onun anne bir kardeşleriydi.

Deniliyor ki: Mâ’mer, Hasene’yi Ensâr dan Beni Zürayk’den olan Süfyân adındaki bir adamla evlendirdi. Mâ’mer, onu evlâdlık edinmişti. Onun için ona nisbet edildi. O kadın ona, Câbir ve Cünâde adında iki çocuk doğurdu. Câbir, kardeşi ve anne bir kardeşleri olan Şurahbil ilk Müslümanlardandırlar. Önce Habeşistan’a sonra Medine’ye hicret ettiler. Abdurrahman bin Hasene hakkında fazla bilgi yoktur.

El-İsabe de İbn-i Hacer şu bilgileri verir:

Abdurrahman bin el-Mutâ’ bin Abdullah bin el-Ğitrif, Şurahbil bin Hasene’nin kardeşidir. Hasene anneleridir. Tirmizi der ki:

      “-Denildiğine göre, onlar iki kardeştirler!”

Askeri ise, İbn-i Ebû Hayseme’ye uyarak, Abdurrahman bin Hasene ’nın Şurahbil’in kardeşi olmasını inkâr etti.

Resûlullâh (s.a.v)’den rivâyet etti. kendisinden Zeyd bin Vehb rivâyet etti. bunu Ahmed İbn-i Hanbel, Ebû Dâvud, Nesâi ve İbn-i Mâce bir başka varyanıttan tahric ettiler. 1

Abdurrahman bin Hasene (r.a) şöyle demiştir:

“-Bir gün, Amr bin Âs ile birlikte, Resûlullâh (s.a.v)’i ziyaret için yanına varmıştık. Resûlullâh (s.a.v), yanında sığır derisinden bir kalkanla çıktı. Sonra onun arkasına gizlenerek küçük abdestini bozdu. Biz:

      “-Dikkatle bakınız! Resûlullâh (s.a.v) efendimiz kadınlar gibi otura-rak ve gizlenerek abdestini yapyor (bozuyor)!”dedik.

Resûlullâh (s.a.v), bunu işitti ve şöyle buyurdu:

      “-İsrailoğullarından birinin başına gelenleri bilmiyor musunuz? Onlar (elbiselerine) bulaştığı zaman idrarın isâbet ettiği kısmı keserlerdi. İşte, Benu İsrailden bir kimse bundan (idrarın değdiği yeri kesmekten) onları nehyetti. Neticede (idrarın elbise üzerinde kalmasına sebebiyet verdiği, onları doğru olanı yapmaktan alıkoyduğu için) kabir azabına uğratıldı!”

Abdurrahman bin Hasene ve Amr bin Âs Câhiliye adetleri içinde yetiştiklerinden, Fahr-i Kâinat Efendimizin idrar dan sakınmak için yere oturarak ve gizlenerek küçük abdest bozmasını ilk defa görünce, birden bire yadırğamışlar ve hayrete düşerek kendi aralarında konuşmaya:

      “-Bak hele, Resûlullâh (s.a.v), oturarak kadınlar gibi bevl ediyor!”

Demeye başlamışlar. Aslında onların bu sözlerinde alay ve hakâret kastı yoktur ve zaten sahâbiden böyle alaylı bir hareket de beklenemez. Resûlullâh (s.a.v)’ın bu fiilini yadırğamaları Câhiliye hayatında ayakta işemenin erkeklik ve kahramanlık alâmeti sayılmasındandır. Bu iki sahâbi yeni Müslüman olduklarından Câhiliye döneminden yeni kurtuluyorlardı. Resûlullâh (s.a.v)’de bunu ğayet yumuşak bir tavırla işin ciddiyetini tarihi misallerle anlattı. 2

Abdurrahman bin Hasene (r.a)’ın hayatı hakkında elimizde fazla bilgi bulunmamakla beraber, onun âile bireyleri, varsa rivayet etmiş olduğu hadisler hakkında, ve geri kalan hayatı ile ilgili nerde ve ne zaman hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde bundan fazla hiçbir bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- El-İsabe-İbn-i Hacer el-Askalani-3-341-No-5206 
2- Sünen-i Ebû Dâvud Terceme ve şerhi-bab-11-Hadis No-22, Şamil yayınevi İstanbul 1987.