Stratejik Müttefik Yine Tehdit Etti / Gerekirse Askeri Güç Kullanmaktan Çekinmeyeceğiz

Türkiye'de her darbenin ve neredeyse her ekonomik ve sosyal krizin altından bir şekilde paçası görünen ABD buna rağmen yöneticilerimiz tarafından her defasında daha güçlü şekilde stratejik müttefiklik vurgusu yapıldı. ABD'de ise önce mektup ile başlayan hadsiz ve küstah açıklamalar bu defa da daha ileri gidilerek askeri müdahaleyi gündeme getirerek alenen Türkiye'yi tehdit etmekten çekinmedi.

Stratejik Müttefik Yine Tehdit Etti / Gerekirse Askeri Güç Kullanmaktan Çekinmeyeceğiz

Türkiye'de her darbenin ve neredeyse her ekonomik ve sosyal krizin altından bir şekilde paçası görünen ABD buna rağmen yöneticilerimiz tarafından her defasında daha güçlü şekilde stratejik müttefiklik vurgusu yapıldı. ABD'de ise önce mektup ile başlayan hadsiz ve küstah açıklamalar bu defa da daha ileri gidilerek askeri müdahaleyi gündeme getirerek alenen Türkiye'yi tehdit etmekten çekinmedi.

 

Gerekirse Türkiye'ye Karşı Aşkeri Güç Kullanırız

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, CNBC'de katıldığı programda Türkiye hakkında küstah açıklamalarda bulundu. Pompeo Closing Bell sunucusu Frost'un Türkiye sorusu üzerine ABD Başkanı Donald Trump’ın "Türkiye’ye karşı ‘gerekirse’ askeri güç kullanmaya hazır olduğunu" söyledi.

Pompeo, ABD’nin askeri bir karşılık vermesini gerektirecek “kırmızı çizgi”lerinin ne olduğu sorusuna karşılık vermedi. Pompeo “Başkan’ın ABD’nin askeri kudretini kullanmayı üstlenip üstlenmeme kararının önüne geçmiş olmak istemiyorum” dedi.

Pompeo “Ekonomik güçlerimize atıfta bulundunuz. Bunları kesinlikle kullanacağız. Diplomatik gücümüzü de kullanacağız. Bunları tercih ediyoruz,” dedi.

 

Pompeo Kurtleri Feda Etmeyeceğiz

Frost'un "Türkiye'nin bir ABD müttefiğini işgal etmesini nasıl görüyorsunuz" sorusu üzerine Pompeo "Türkiye'nin işgal ettiği ülke Suriye. Bağımsız bir ülke. Kürt dostlarımız, SDF ile ortak bir şekilde IŞİD Halifeliğini alt ettik. Bu SDF'in de, ABD'nin de hatta tüm dünyanın da yararına. Biz sözlerimizi yerine getirdik ve getirmeye devam edeceğiz" dedi. Bunun üzerine Frost "O zaman Kürtler tartışmasız bir şekilde müttefik olmasına rağmen bağımsız bir ulus olmaları nedeniyle feda edilebilirler, en azından toprakları, onlarca, belki yüzlerce hayatları feda edilebilir, öyle mi?" diye sordu. Pompeo ise "Bizim yaptığımız şey bunun tam olarak tersi" diye cevapladı.

2. Dünya savaşından bu yana hem askeri olarak NATO'dan hemde siyasi olarak her zaman ülkemizi yöneten liderlerin ABD'yi vazgeçilmez partner ve strateji müttefik olarak görmekten vazgeçmediler. 

Başta tüm askeri darbeler olmak üzere neredeyse ülkemizde dönen her dolabın yapılan her şeytanlığın altından bariz bir şekilde kendini gösteren ABD, buna rağmen hiç bir zaman yöneticilerimiz tarafından kınama yada ilişkileri gözden geçirme gibi bir durumu gündeme hiç getirmediler. 

15 Temmuz hain darbe girişiminin ABD Hava Kuvvetlerinin kullandığı İncirlik Hava Üssünden kontrol edildiğini, ve Terörisbaşı Fethullah Gülen'in ABD'nin Pensilvanya eyaletinde ABD güvenlik güçleri tarafından kale gibi korunan bir malikhanede yaşadığı göz önüne alındığında bu ülkeye ne kadar güvenileceği ve fırsat bulmaları halinde ülkemiz üzerindeki karanlık emellerini harekete geçireceğini ne zaman göreceğiz. 

Net rakamlar biimemesine rağmen bazı kurumlar tarafından 35 bin bazıları tarafında 40 bin hatta bazı kaynaklara göre 56 bin TIR silah ve mühimmat ABD tarafından sözde SDG güçlerine teslim edildi. Ancak SDG, bu askeri yığınağı Türkiye'ye karşı çok fazla kullanmadı, yada kullandırılmadı! Çünkü oraya yapılan yığınağın amacı başka idi! Türkiye'yi tam göbekten gören ve en uzun sınırı olan bölgede bu kadar silahın ve mühimmatın yığılması bir yerde akıllara acaba ABD, Türkiye'ye müdahale etmek istediğinde kullanmak için cephaneler mi oluşturuyor? Böyle bir senaryonun Türk diplomasisi ve Türk siyasi erki tarafından dikkate alınıp alınmadığı henüz bilinmiyor. 

Ancak; ortada duran bir gerçek ver ki, bu da ABD, şimdiye kadar dolaylı yollardan yada ucundan ucundan aba altından sopayı gösteriyordu ancak artık günümüzde sopayı aba altına gizleme gereği görmüyor. Sopayı olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin tepesinde sallayıp tehdit etmekten imtina etmiyor. 

Böyle bir durumda tedbir alıp kendi tarafında kamuoyu oluşturup dünyada yalnız kalmama ve müdahale durumunda bu müdahaleye karşı durabilecek dünya devletlerini yanına çekmesi gereken diplomatlarımız ise tam olarak ne işlerle meşguller bizim bir bilgimiz yok! 

Uzun lafın kısası, artık yumurta geldi dayandı bu saatten sonra hala ABD, stratejik müttefik diyenlerin ya ufkundan, ya zekasından, yada samimiyetinden şüphe etmek bizim hakkımız.

Trump'ın ABD'si Bize, Domuzdan post Gavurdan dost olmayacağını bir kez daha gözlerimize soka soka gösterdi.