Küçük Beyinlere Empoze Edilen Öfke ve Nefretin Sonucu/AKP Kaybedince Sinir Krizi Geçiren Çocuk

31 Mert Mahalli idareler seçiminin sonuçları açıklandı birçok yerde itirazlar devam etse de hemen her yerde kazananlar da kaybedenler de belli olmaya başladı. Ancak kameralara öyle bir görüntü takıldı ki pes dedirtecek cinsten

Küçük Beyinlere Empoze Edilen Öfke ve Nefretin Sonucu/AKP Kaybedince Sinir Krizi Geçiren Çocuk

31 Mert Mahalli idareler seçiminin sonuçları açıklandı birçok yerde itirazlar devam etse de hemen her yerde kazananlar da kaybedenler de belli olmaya başladı. Ancak kameralara öyle bir görüntü takıldı ki pes dedirtecek cinsten 

İstanbul'da çok küçük bir fark ile önde olan CHP'nin adayı Ekrem İmamoğlu kazanmaya çok yakın. Hem CHP adayı İmamoğlu, hemde AKP adayı Binali Yıldırım her ne kadar itidal çağrısı yapsa da bunun karşılığı halkta daha farklı oluyor. 

 

 

Hükümet ve Cumhurbaşkanı Kin Nefret ve Öfke Dilini Kullanmaktan Geri Durmadı

 

Özellikle; Başta sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmak üzere İktidar partisinin bütün üst düzey yöneticiler çok üst perdeden bu seçimlerin AKP tarafından kaybedilmesi sonucunda ülkenin çok büyük br felakete sürükleneceği ve bir beka sorunu ortaya çıkacağı konuşuldu. Meydanlarda bu konu ile alakalı çok şey söylendi. 

Özellikle İçişleri Bakanı Soylu; Kendisine tepki gösteren bir Saadet Partiliyi sert bir uslüp ileazarladıktan sonra kolluk kuvvetleri aracılığı ile apar topar gözaltına alması ve bir süre nezarette tutması yenilir yutulur cinsten bir hareket değildi. 

Kendilerine oy vermeyen her seçmeni terörize etmek vatana ihanet ie suçlamaktan geri durmayan hükümet partisi ve yandaşları o kadar rahat suçlamalar yaptılar ki bir yerde hükümet yanlısı vatandaşlar muhalif vatandaşları tümüyle vatan haini ve terörist olarak görmeye başladı! Öyle ya kos koca Cumhurbaşkanı ve içişleri bakanı yalan söyleyecek halleri yoktu herhalde.

 

Öfke Dili ve Vatandaşı Terörize Etmek 

 

Kullanılan öfke dili ve vatandaşı terörize etme ilk önce seçimlere günler kala Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde küçük bir kıvılcım sonucu büyük olaylar yaşandı ve sözlü sataşma yumruklu kavgaya, yumruklu kavga silahlı çatışmaya dönüştü! 

Sonrasında ne mi oldu? Bir Saadet Partili vatandaş Belediye Başkanının koruması tarafından başından ve bacağından yaralanarak hastaneye kaldırıldı.

Yaralanan vatandaş tedavisin ardından saldırganlar ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı saldırganlardan biri serbest kalırken yaralanan vatandaş ile birlikte saldırganlardan biri de tutuklanarak cezaevine gönderldi. 

 

Olaylar bitti mi? Hayır!... 

 

Aynı yerde bu defa seçim iritbat büroları basıldı iktidar partisi yandaşları tarafından hemde uzun namlulu silahlar ile tarandı ancak kimse bu uzun namlulu silahlar nereden geldi sizin seçim öncesi bu silahlarla ne işiniz var dı? demedi!

 

 

Malatya Pütürge'de İki Sandık Müşahidi Öldürüldü

Esasen bu olay bütün ilçenin oy verme işlemini durduracak hatta seçimleri iptal ettirip ileri bir tarihte tekrar yapılacak kadar önemli bir olay! 

Siyasi ve demokrasi tarihinin kara bir lekesi olarak tarihteki yerini alacak. 

Çünkü bu sıradan bircinayet vakası olmaktan öte sandık başında yapılmak istenen bir yolsuzluğu engellemek isteyen görevlilere yapılan bir saldırı, bu saldırı ile aslında verilen mesaj şuydu; hiçkimse bizim yapmak istediğimiz yolsuzlik ve usulsüzlüğe karşı çıkamaz çıkan canı ile öder! 

Bu gibi olaylar demokrasilerde olmaz olmamalı olan yerlerde de demokrasiden bahsedilemez.

Olay öyle bir yere geldi ki aşağıdaki bu iğrwnç tweti atabildi insanlar

 

Küçücük Beyinlere Beka Sorunu Devletin Var Olma Sorunu Adı Altında Öfke Zehiri Zerk Edildi

 

Buna bir de yandaş medya yazar çizerleri eklenince ortalık iyiden iyiye karıştı. 

Öyle ki cumhurbaşkanı ve içişleri bakanı başta olmak üzere neredeyse bütün parti yöneticileri ve adaylar bile seçmenin vatansever duygularına oynadı ve beka sorunu varmış algısı oluşturarak seçmenden oy almaya çalıştı. 

Buna yandaş medya da çanak tutmak adına her bir beka söyleminin altını doldurmak için olur olmaz her türlü yalan düzmece haber yapıldı. 

Hal böyle oluca da başta daha neyin ne olduğunu tam olarak kavrama ve olayların perde arkasını sorgulayabilme yeteneği kazanamamış çocuklarda ciddi travmalara sebep oldu.

En önemli görevleri memleketin geleceği olan cocuklara iyi bir ahlak ve maneviyat ile güzel bir gelecek hazırlamak olan siyasi erk kin, nefret, öfke ve ayrıştırma dilini o kadar üst perdeden kullandı ki söz konusu çocuklarda oluşan bu travmayı nasıl ve ne şekilde bitirecekleri şimdiden merak konusu oldu! 

Geçtiğimiz gün "Kaç Saat Oldu" adında bir twitter hesabından yayınlanan bir video yaşanan olayların halkta ve özellikle çocuklarda nasıl bir travmaya sebep olduğunun adeta göstergesi gibiydi! 

Söz konusu videoda daha ergenlik çağının bile çok altında bir yaşta olan bir çocuk annesinin de gaz vermesi ile kameraya karşı çığlık çığlığa ağlıyor! Yazık ediliyor çocuklarımıza yazık ediliyor geleceğimize! 

 

 

 

Seçimler Bayram Havasında Geçmeli

 

Seçimler her ülkede yapılır, daha doğrusu demokrasinin en zirve noktası seçimler ve bu seçimler ile iş başına getirilen devlet yöneticileri. 

Bu nedenle seçimlerin kazanan yada kaybedeni olmak dünyanın başlangıcı olmadığı gibi sonu da olmayacaktır. 

Bütün siyasi adaylar halkın karşısına eşit ve adil bir biçimde çıkıp memleket için yapmak istediği projeleri ve şahsi vizyonunu ortaya koyar halkı kendisine oy kullanması konusunda ikna etmeye çalışır. 

 

Zafere Giden Yolda Her Şey Mübah Değildir

 

Bu ikna turları asla "Zafere giden yolda her şey mübah" düsturu üzere gitmemeli her kes kazananı tebrik etmeli ve seçim yarışını kaybedenler de kaybettim bir kenara çekilmeliyim psikolojisinden sıyrılarak muhalefet kanadında kalarak olası bir hatalı hareket karşısında sesini yükseltmeli ve bu mihvalde halkı organize etmesini bilmeli. 

Ancak asla ve asla nefret ve öfke dili bizi bir yere getirmez aksine vatandaşı sen şucusun sen şucusun diye diye bizleri bir birimze düşürmekten ve ülke olarak zayıf düşmekten başka birişe yaramaz.