Çin 800 Yıllık Kirye Eydgah Camiyi Yıktırıldı Dünya Sessiz Kaldı

Yıllardır Çin'in Doğu Türkistan üzerindeki baskı asimilasyon politikaları devam ederken Çin hükumeti baskı ve zulmünü ileri bir boyuta taşıdı

Çin 800 Yıllık Kirye Eydgah Camiyi Yıktırıldı Dünya Sessiz Kaldı
Kirye Eydgah Cami

Bütün dünya geçtiğimiz hafta bir yangında tahrip olan ve kullanılamaz hale gelen Notre Dame Katedralini konuşurken ve gündemin birinci maddesi haline getirirken dünyanın öteki ucunda Çin baskısı altında bulunan Doğu Türkistan'da namaz ve kuran yasağından sonra tarihi camiler ve ibadethaneler de bir bir yıktırılıyor.

Son olarak geçtiğimiz günlerde Çin hükümetnin aldığı bir karar sonucu 800 yıllık tarihe sahip "Kirye Eydgah Cami" iş makineleri marifeti ile yerle bir edildi.

 

 

Dünya genelinde Hıristiyan olsun olmasın hemen herkes Notre Dame Katedralinin yangında tahrip olması karşısında üzüntülerini en üst perdeden dile getirirken bir çok tarihçi mekanın dini bir yer olmasından öte tarihi bir mirasın yok olması karşısında üzüldüklerini ifadetti.

Ancak söz konusu İslam ve İslamın mabedleri olunca başta Müslüman'lar olmak üzere tüm dünya sus pus oluyor. 

Suriye’de Emevi Camii ve yüzlerce cami bombalarla yerle bir edilirken tüm dünya yine sustu.

Musul’da 850 yıllık Nureddin Zengi camii uçaklarla bombalanıp yıkılırken de tüm dünya yine suskunluğunu bozmadı. 

Şimdi; dünyanın gözleri önünde 800 yıllık tarih yerle bir edildi ancak yıkılan İslam Mabedi olunca üstelik te yer Doğu Türkistan olunca kimse ses etmedi. 


Doğu Türkistan'da Neler Oldu? 


Çin'in 1949 yılından bu yana hakimiyeti altında tuttuğu Doğu Türkistan'ın kırsal kesimlerinde etrafı yüksek duvarlarla çevrili inşaatlar devam ediyor. 

Uydu görüntüleri, Doğu Türkistan çöllerinde inşa edilen ve içinde yüz binlerce Uygur Türkü'nün tutulduğu toplama kamplarının son bir yılda tam 3 katı büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Birleşmiş Milletler'e (BM) göre 1 milyon civarında Müslüman Uygur Türkü Çin'in 'eğitim merkezi' olarak dünyaya lanse ettiği toplama kamplarında tutuluyor.


Sincan bölgesinde ve Çin'in değişik yerlerinde gerçekleşen saldırıların ardından bu eylemlerden Uygurları sorumlu tutan Çin, 2014 yılından itibaren 'teröre karşı halk mücadelesi' adı altında yeni bir süreç başlattı. 

Ancak Uygurlara yönelik kültürel ve dini kısıtlama ve baskılar 2009 yılından itibaren giderek hız kazandı.

Erkeklerin sakal bırakması ve kadınların uzun kıyafet giymesi kısıtlanırken halkın düğünlerde alkol kullanmaya zorlanması da bu uygulamalardan bazıları.

Müslüman Uygur Türklerini kamplarda topladığı yönündeki suçlamaları reddeden Pekin, Doğu Türkistan genelinde inşa edilen söz konusu yapıları, dünyaya "eğitim merkezi", "rehabilitasyon merkezi" ya da "mesleki eğitim merkezi" olarak lanse ediyor.

Reuters ekibi kamplardan 7'sini ziyaret etmek istedi. Etrafı kalın duvarlarla çevrili kamplarda güvenlik kulübesinden gözetleme kulelerine ve dikenli tellere her şey mevcut.

Çin yönetimi, kampların mesleki eğitim merkezi olduğunu iddia ediyor.

 

Doğu Türkistan genelinde on binlerce kişi hükümet tarafından işe alındı.

Komünist Parti'ye yakın kişiler, halkın arasına giriyor, istihbarat topluyor ve şüpheli gördükleri kişileri güvenlik görevlilerine bildiriyor.

Geçmişte okul, hastane ya da kamu binası olarak hizmet veren bir çok bina da küçük kamplara dönüştürüldü.

Çin'in Doğu Türkistanlıları tuttuğu ve ülkeden kaçan Uygurların ifadesiyle işkence gördükleri kampların sayısı net olarak bilinmiyor.

Çin'in Doğu Türkistan Üzerindeki Asimilasyon Politikası Mabetlerin Yıkımı İle Devam Ediyor

Doğu Türkistan halkının en büyük sorunu Müslüman olmaları olarak görülüyor. 

Çin hükümeti ise Doğu Türkistan halkını terörizm ile suçlayarak tecritkamplarında tutsa da bu kamplara değişik isimler vererek yaptığı işkence asimilasyon politikalarına legal bir kılıf uyduruyor. 

Aslında bütün dünya yapılan tecrit, işkence, soykırım ve asimilasyon politikalarını net bir biçimde görüyor ancak söz konusu İslam ve Müslümanlar olunca kimseden pek ses çıkmıyor. 

Özet olarak günlerdir Notre Dame Katedrali İçin gözyaşı döken insanlar, 800 Yıllık Kirye Eydgah Caminin iş makineleri ile yerle bir edilişine ses etmemeleri iki yüzlülükten başka birşey değil.