Cebele bin Harise

Cebele bin Hârise, bin Şerâhil el-Kelbi, Resûlullâh’ın âzadlısı sahâbi Zeyd bin Hârise’nin büyük kardeşi ve sahâbidir. Bi’setten önce doğduğu sanılmaktadır. Babası Hârise de sahâbidir. Cebele henüz çocuk yaşlarında iken annesi ölünce küçük kardeşi Zeyd ile birlikte öksüz kaldı.

Cebele bin Harise

Cebele Bin Hârise
جَــبـَـلَــةُ بْــنُ حَــا ر ِثَــة


 Baba Adı    :    Hârise bin Şerâhil.
 Anne Adı    :    Sû’dâ bint-i Sâ’lebe, bin Abd-i Amr.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Yemen doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Hârise bin Cebele.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    1 tane.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Cebele bin Hârise bin Şerâhil bin Kâ’b bin Abduluzzâ bin İmrülkays bin Âmr bin el-Nu’man bin Âmr bin Abdivudd bin Avf bin Kinâne bin Bekr bin Avf bin Ûzre bin Zeydüllât bin Rûfeyde bin Sevr bin Kelb bin Vebre bin Tağlib bin Hûlvan bin İmrân bin İlhaf bin Kudâa bin Mâlik bin Amr bin Mürre bin Himyer bin Sebe’ bin Yeşcüb bin Yâ’rub bin Kâhtan’dır.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Zeyd bin Hârise’nin büyük kardeşi, Üsame bin Zeyd’in ise amcası olurdu.



Cebele Bin Hârise Hayatı

Cebele bin Hârise, bin Şerâhil el-Kelbi, Resûlullâh’ın âzadlısı sahâbi Zeyd bin Hârise’nin büyük kardeşi ve sahâbidir. Bi’setten önce doğduğu sanılmaktadır. Babası Hârise de sahâbidir. Cebele henüz çocuk yaşlarında iken annesi ölünce küçük kardeşi Zeyd ile birlikte öksüz kaldı. İki kardeş bir süre annelerinin babası olan dedelerinin himayesine girdiler. Daha sonra amcaları gelerek yeğenlerini büyütmeye kendilerinin daha lâyık olduklarını söylediler ve Cebele ile Zeyd’i istediler. Ancak dedelerinin arzusu üzerine Zeyd’i ona bıraktılar.

Cebele’yi yanlarına aldılar. Kabilelerine yapılan bir baskın sonucu esir alınan Zeyd bin Hârise, Mekke’de Hz.Hadice (r.a) tarafından satın alındı ve sonra Resûlullâh’a hediye edildi. Resûlullâh (s.a.v), Mekke’de iken Cebele bir ara babasıyla Mekke’ye gitti. Babası Zeyd’in yanında kaldı, Cebele geri döndü. Daha sonra tekrar Resûlullâh’ın huzuruna çıkarak Müslüman oldu. Muhtemelen babasının ölümü üzerine Resûlullâh (s.a.v)’ın yanına tekrar geldi ve kardeşi Zeyd’i istedi. Resûlullâh (s.a.v) azad etmiş olduğu Zeyd’i ağabeyi ile gidip gitmemekte serbest bıraktı. Ancak Zeyd hiç kimseyi Resûlullâh’a tercih edemeyeceğini söyleyince Cebele geri dönmek zorunda kaldı.

Esasen daha önce de Zeyd’i alıp götürmek üzere babası ile amcası Mekke’ye gelmiş Resûlullâh’ın yanında kalmayı tercih etmişti.

Cebele bin Hâris’e:

      “-Sen mi büyüksün yoksa Zeyd’mi?”diye sorulduğunda onun da:

      “-Ben önce doğdum, ama o benden büyüktür!”dediği rivâyet edilir.

Cebele bin Hârise (r.a) anlatıyor:

“-Resûlullâh (s.a.v)’e gittim ve şöyle dedim:

      “-Ey Allâh’ın Resûlü; kardeşim Zeyd’i benimle beraber gönder!”

Dedi ki:

      “-İşte kendisi! Ona git, eğer seninle gidecek olursa, engel olmam!”

Sonra Zeyd geldi ve:

      “-Ey Allâh’ın Rasûlü; sana başka birini nasıl tercih ederim?”dedi.

Cebele der ki:

      “-Bunun üzerine ben de kardeşimle birlikte orada kaldım ve kardeş-imin fikrini kendi fikrimden daha üstün buldum!” 1

Cebele’nin ne zaman ve nerede vefat ettiği belli değildir.

Cebele bin Hârise el-Kelbi, Resûlullâh (s.a.v)’in vefatından sonra Kûfe’de oturdu. Tâbiin âlimlerinden Ebû İshak es-Sebii ile Ebû Amr eş-Şeybâni’nin kendisinden rivâyette bulundukları kaynaklarda zikredilen Cebele’nin Resûlullâh’dan rivâyet ettiği bir hadis’e Nesâi’nin es-Sünen’-inde yer verdiği anlaşılmaktadır. Bu rivâyete göre Cebele, Resûlullâh’dan kendisine faydalı bir şey öğretmesini istemiş, Resûlullâh’da ona:

      “-Yatağına girdiğin vakit Kul yâ eyyühel kâfirûn sûresini oku!”diye tavsiye etmiştir. 2

Cebele bin Hâris (r.a)’ın Hârise bin Cebele adında bir oğlunun olduğu ve bu oğlununda sahâbi olduğunu el-İsâbe’de İbn-i Hacer el-Askalani bizlere nakletmektedir. 3

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh onlardan razı olsun.



1- Tirmizi-Menâkıb-40-3815 
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-7-185 
3- El-İsabe İbn-i Hacer el-Askalani-1-450-No-1522