Beşir Bin Hasasiye

Hakkında pek az bilgi bulunan Sahâbelerden birisi de Beşir bin Hasâsiye dir. Hangi tarih de doğduğu, ve hangi tarih de ve nerede vefat ettiği, hangi tarih de Müslüman olduğu bilinmemektedir.

Beşir Bin Hasasiye

Beşir Bin Hasâsiye
بـَـشـِيــرُ بْــنُ اْلـخَــصَـا صِـيـّة


 Baba Adı    :    Ma’bed olabilir.
 Anne Adı    :    Hasâsiye (asıl ismi) Mâria bint-i Amr bin el-Hâris, el-Gatrifiye.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Cehdeme.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Beşir bin Yezid bin Dubat bin Seba bin Sudus. Bazılarına göre ise Beşir bin veya Nezir bin Mabed bin Maded bin Şurahbil ibni Sebe bin Dubad bin Sudus bin Şeyban veya Sinan veya Süfyan bin Zehl es-Sudusi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.


Beşir Bin Hasâsiye Hayatı

Hakkında pek az bilgi bulunan Sahâbelerden birisi de Beşir bin Hasâsiye dir. Hangi tarih de doğduğu, ve hangi tarih de ve nerede vefat ettiği, hangi tarih de Müslüman olduğu bilinmemektedir. Hâtta, nesebi üzerinde dahi pek çok ihtilaf bulunan bir sahâbidir. Kendilerine Beşir bin Hasâsiye es-Sudusi denilmekte ise de aslında Hasâsiye annesinin adıdır. Annesinin asıl ismi ise; Maria bint-i Amr Hâris el-Gatrifiyyedir. Ona Hasâsiye’de denilir. Kendisinin ismi üzerinde dahi çok ihtilaflar vardır bazılarına göre, Nezir, Rahman gibi adlar söylenir.

Rivâyet edilen bir hadiste onun Müslüman oluşu şöyle anlatılır.

Beşir bin Hasâsiye anlatıyor:

“-Allâh Resülünün yanına gittim. Beni İslâma davet etti, sonra bana:

      “-Adın ne?”diye sordu.

      “-Nezir!”dedim

“-Bilakis sen, Beşir’sin!“buyurdu.

Beni Mescid’de Suffe’de misafir etti. Kendisine bir hediye gelince bize veriyor, gelen zekatı bize dağıtıyordu. Bir gece dışarı çıktı. Bende peşinden gittim. Baki mezarlığına geldi ve:

      “-Ey iman edenlerin yurdu! Allâh’ın selâmı sizlerin üzerine olsun. Bizde sizlere katılacağız. Biz, Allâh içiniz, ve ona döneceğiz. Siz büyük hayırlara mazhar oldunuz. Korkunç belalardan kurtuldunuz!”

Sonra bana dönerek:

      “-Sen, kimsin?”dedi.

      “-Beşirim!”dedim.

      “-Eğer, onlar olmasaydı üzerinizdeki ile beraber yeri alt üst ederdim diyen süvarilere sahib Rebia kabilesi arasından senin kulağını kalbini gözünü Allâh’ın İslâma çevirmesi hoşuna gitmez mi?”buyurdu

      “-Gider, yâ Resûlallâh!”dedim.

      “-Buraya geliş sebebin nedir?”diye sordu.

      “-Sana taarruz edilmesinden sana yer üzerindeki haşerelerden birinin zarar vemesinden korkmamdır!”dedim 1

Başka bir rivâyette şöyledir:

Allâh’ın Resûlü’ne biat etmek için geldim ve:

      “-Hangi hususlarda sana biat edeyim?”dedim.

Allâh’ın Resûlü elini uzattı ve şöyle buyurdu:

      “-Ortağı olmayan tek Allâh’dan başka hiçbir İlâh olmadığına ve Muhammed’in onun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet edeceksin, beş vakit namazı vaktinde kılacaksın, zekatı vereceksin, Ramazan’da oruç tutacak-sın, Hacca gideceksin, ve Allâh yolunda cihad edeceksin!”

Ben:

“-Ey Allâh’ın Resûlü! Hepsine gücümüz yeter, ancak ikisi benim takatım dışındadır. Biri zekat: Allâh’a yemin olsun ki, Âilemin süt ve binek ihtiyacını karşılayan on deveden başka hiçbir şeyim yok. Nasıl zekat verebilirim? Diğeride cihad: Ben korkak bir adamım halbuki halk:

      “-Kim savaştan kaçarsa Allâh’ın gazabına uğrar!”diyorlar.

Bir savaş patlak verdiğinde nefsimden çekinerek savaştan kaçaca-ğımdan ve bu yüzden de, Allâh’ın ğazabına uğrayacağımdan korkarım!” dedim. Bunun üzerine Allâh’ın Resûlü elimi tuttu kuvvetlice sarstı ve:

      “-Ey Beşir! Sadaka verilmeyecekse savaşa gidilmiyecekse cennete ne ile nasıl girilir?”buyurdu.

      “-Ey Allâh’ın Resûlü uzat elini sana biat edeyim!”dedim. Elini uzattı ve bütün hususlarda kendisine biat ettim. 2

Beşir bin Hasâsiye der ki:

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Seni, Rebiâtü’l-Kaş’am’dan getirib de, Rasûlü’nün önünde Müslü-man eden, Allâh’a hamd ederim!”diye dua etmişti.

Bunun üzerine ben:

      “-Ey Allâh’ın Râsûlü Allâh’a dua et de, benim canımı seninkinden önce alsın!”dedim

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Hiç kimse için böyle bir dua yapamam!”buyurdu. 3

Yukarı da tüm anlatılanlar gösteriyor ki, Beşir bin Hasâsiye, Ashâb-ı Suffe’den dir Resûlullâh’ın son zamanlarına yetişmiştir. Vedâ Hacc’ına katılmış olub vefatı Nebevi’den sonra, Hz.Ebû Bekr devrinde mürtedlerle yapılan savaşlara kısmen katılmıştır.

Beşir bin Hasâsiye es-Sedûsi (r.a)’ın hayatı hakkında fazla bilgi bul-unmamakla beraber, onun âile bireyleri, varsa rivayet etmiş olduğu hadisler hakkında, ve geri kalan hayatı ile ilgili nerde ve ne zaman hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde bundan fazla hiçbir bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-1-78 
2- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-1-240 
3- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-4-1677