Beşir Bin Akrabetü’l-cüheni

Beşir bin Akrebetü’l-Cüheni el-Hazreci Menine doğumludur. Ancak doğduğu tarih kesin olarak bilinmemektedir.

Beşir Bin Akrabetü’l-cüheni

Beşir Bin Akrabetü’l-cüheni
بَـشِـيـرُ بْــنُ عَــقْــرَبَـة ُ اْلــجُـهَــنِىّ


 Baba Adı    :    Akrebetü’l-Cüheni (Uhud şehidi).
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Ensâr’dan dır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Beşir bin Akrebetü’l-Cüheni, el-Hazreci dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Büceyr, Ebû’l-Yemân.
 Kimlerle Akraba idi    :    Uhud şehidi Akrebetü’l-Cüheninin oğludur.


Beşir Bin Akrabetü’l-cüheni Hayatı

Beşir bin Akrebetü’l-Cüheni el-Hazreci Menine doğumludur. Ancak doğduğu tarih kesin olarak bilinmemektedir. Çocukluk yıllarında babası Akrebe ile birlikte Resûlullâh (s.a.v)’i ziyarete gitti. Resûlullâh onu yanına oturtub başını okşadı ve Bahir olan adını Beşir’e çevirdi. Dilindeki kekemelik de Resûlullâh’ın duasıyla geçti. Yaşlandığı zaman saçları ağardığı halde Resûlullâh’ın elinin değdiği kısımların siyah kaldığı rivayet edilir.

Başka bir rivayette ise, bizzat kendisi şöyle nakleder:

Beşir bin Akrebetü’l-Cüheni (r.a) der ki:

“-Babam Akrebetü’l-Cüheni, Uhud Savaşı’nda Şehid olunca ağlaya-rak, Resûlullâh (s.a.v)’e gittim bana:

      “-Ey sevgilicik! Sen, ne diye ağlıyorsun? Sus ağlama, senin Baban Ben olursam, Annen Âişe olursa razı olmaz mısın?”buyurdular:

      “-Babam anam sana fedâ olsun! Yâ Resûlallâh razı olurum!” dedim.

Mübarek elleriyle başımı sığadı okşadı başımda elinin değdiği yerin saçları siyah kaldı diğer yerlerin saçları ağardı dilimde pelteklik vardı (Tükrüğünü) püskürünce peltekliğimde geçti.

Bana:

      “-Senin adın ne?”diye sordu

      “-Akrebe Büceyr!”dedim

      “-Hayır! Senin adın, Beşir dir!”buyurdular. 1

Abdül Melik bin Mervân, Amr bin Said’i öldürdüğü gün Beşir’den kalkıp bir şeyler söylemesini istedi. Beşir de:

      “-Ben Resûlullâh (s.a.v)’ın, sadece gösteriş ve riya için konuşmaya kalkışanı, Allâh Kıyamet günü riya ve gösteriş mevkiinde tutar!”buyurdu-ğunu işittim diyerek Emevi sultanının teklifini cesurca red etmiştir. 2

Daha sonraki yıllarda artık, başkent Şam’da rahat oturtulmadığı için Filistine gelerek oraya yerleşmiştir. Bu sebebten dolayı da bazı İslâmi eserlerde onun adından bahs edilirken, Beşir bin Akrebet’ül Cüheni, yerine, ona, Beşir bin Akrebe el-Filistin’i diye söylenir.

İbn-i Abdilber dedi ki:

      “-Beşir bin Akrebetü’l-Cüheni (r.a), Hicri 85 yılından sonra vefat etmiştir!”

İbn-i Hibban da dedi ki:

      “-Filistin civarında bir köyde vefat etmiştir!” 3

Beşir bin Akrebetü’l-Cüheni (r.a) hakkında ve âile bireyleri hakkında fazla bilgimiz yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-10-236 
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-6-4 
3- el-İsabe İbn-i Hacer el-Askalani-1-225-No-671