Atatürk barajı Gölü ve Fırat Nehri Neden Turizme Kazandırılmıyor

Türkiye'nin en sıcak kenti olan Şanlıurfa'da havaların 30 lu derecelerin üzerinde seyretmesi yaklaşık 7 ila 8 ay sürerken kentte havuz turizmi adına neredeyse hiç bir şey yapılmaması şehrin ne kadar sahipsiz olduğunun bir göstergesi olduğu görüşünü hakim kılıyor.

Atatürk barajı Gölü ve Fırat Nehri Neden Turizme Kazandırılmıyor

Türkiye'nin en sıcak kenti olan Şanlıurfa'da havaların 30 lu derecelerin üzerinde seyretmesi yaklaşık 7 ila 8 ay sürerken kentte havuz turizmi adına neredeyse hiç bir şey yapılmaması şehrin ne kadar sahipsiz olduğunun bir göstergesi olduğu görüşünü hakim kılıyor.

Dünyanın sayılı Türkiye'nin en büyük yapay gölü olan Atatürk Barajı gölü ve yine Ortadoğunun en uzun ve en büyük nehri olma özelliğini taşıyan Fırat Nehri üzerinde turizme yönelik neredeyse hiç bir yatırımın yapılmaması hatta yatırımların önünü açacak master planların hiç bir şekilde gündeme gelmemesi yöre insanı arasında tepkiye neden oluyor. 

Tunceli'de bulunan Munzur Çayı üzerinde yapılan oteller ve bu otellere bağlı yapılan yapay göletler ve büyük havuzlar günden güne yerli ve yabancı turist çekmeye devam ederken potansiyeli oldukça büyük, yerleşkesi ise son derece müsait olan Şanlıurfa'ya bağlı Atatürk Baraj Gölü ile Fırat Nehri turizme kazandırmaya yönelik hiç bir adım atılmıyor. 

Ulaşım konusunda Doğu ve Güneydoğu illeri arasında neredeyse en rahat ve en güvenli ulaşım ağına sahip olan Şanlıurfa'da Fırat Nehri Kenarına otel ve olimpik havuzlar ile su sporlarının yapılabileceği kompleksler ile turist çekilebilir ve diğer turistik kentlere oranla sıcak havanın daha uzun süre devam etmesi sebebi ile alternatif bir tatil kenti olabilir. 

Şanlıurfa'da ikamet eden yüz binlerce vatandaş yazın sıcak havalarından bunalarak başta Bozova ilçesine kıyısı bulunan Atatürk Baraj Gölü sahillerine giderek güvenliği olmayan yerlerde suya girip serinlemeye çalışıyor. Dolayısı ile bölgede her sene yüzlerce boğulma vakaları yaşanıyor. Baraj gölü kıyılarının çok uzun olması ve kontrolünün çok zor olması sebebi ile söz konusu yerlerde boğulma vakalarının önüne geçmek pek mümkün değil. Ancak başta yöre insanı buraları çok sevdiğinden değil başka alternatifleri olmayışından dolayı baraj gölüne girmekte ve hayatını tehlike altına sokmaktadır. 

Birecik ilçesinde kıyı şeridine ulusal ve uluslararası turizmcilerin çağrılarak bölgeye yatırım yapmaları teşvik edilebilir ve söz konusu yatırımcıların hem doğa harikası hemde dünyanın en temiz sularından biri olan Fırat Nehri sularından faydalanarak nehir kenarında kuracakları oteller ve devasa boyutta yüzme havuzları ile hem yerli halk hemde dışarıdan çekilecek turistler ile büyük bir gelir kaynağına dönüşeceği aşikardır. 

Burada gerek büyükşehir gerek yerel belediyeler halka açık yaptıracakları büyük boyutlu yüzme havuzları ile cüzi miktar ücret karşılığı hem mesire alanı hemde yüzme havuzu hizmeti vermeleri buraya yapacakları yatırımın çok kısa sürede amorti edileceği bununla kalmayıp belediyelere çok büyük bir gelir kaynağına dönüşeceği apaçık ortadayken neden kimse çıkıp böyle bir yatırımdan bahsetmiyor. 

Urfa insanı en yakın deniz kıyısı olan şehirlere (Mersin, Hatay, Adana) gitmeye kalktığında yaklaşık 400-450 Km yol gitmesi gerek bu hem zaman hemde maddi güç gerektiren bir yaklaşım olduğundan dolayı Şanlıurfa'da bir çok insan yazın bunaltıcı sıcaklarında çareyi baraj gölünün, Fırat nehrinin ve en önemlisi sulama kanallarının oldukça tehlikeli sularını serinleme ve dinlenme yeri olarak seçiyor. 

Şanlıurfa buna layık değil!...

Salih Şipak