Amr Bin Selime

Amr bin Selime’nin mensubu bulunduğu Yemen’deki Cerm kabilesi kervan yolu üzerinde bir yörede yerleşmişti. Mekke’nin fethine kadar’da Müslüman olmamasına rağmen gelib geçen kervânlardan Hz.Muhammed ile ilgili haberleri dikkatle takib ediyordu.

Amr Bin Selime

Amr Bin Selime
عَــمْـرُو بْــنُ سَـِلـمَـة


 Baba Adı    :    Selime bin Nüfey’.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Amr bin Selime bin Nufey’ (veya) Selime bin kays (veya) Selime bin Ayy bin Kudame el-Cermi,
 Lakap ve Künyesi    :    Ebu Büreyd, Ebû Yezid.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.


Amr Bin Selime Hayatı

Amr bin Selime’nin mensubu bulunduğu Yemen’deki Cerm kabilesi kervan yolu üzerinde bir yörede yerleşmişti. Mekke’nin fethine kadar’da Müslüman olmamasına rağmen gelib geçen kervânlardan Hz.Muhammed ile ilgili haberleri dikkatle takib ediyordu. O sıralarda, küçük yaşına rağmen Amr bin Selime İslâmiyet’e büyük bir ilgi duymuş, kabilesini ziyaret için gelib giden Müslümanlardan öğrendiği birçok Kûr’ân âyetini ezberlemişti. Amr bin Selime (r.a) kendisi der ki:

“-Biz, halkın yol uğrağı olan, bir su başında, bulunuyorduk. Gelen, geçen kervânlar, Resûlullâh’ın yanından dönen insanlar, sürekli bize uğrar-lardı. Biz de onlara:

      “-Ne oluyor insanlara ? Ne oluyor İnsanlara ? Ne yapıyor şu Adam? Ne oldu şu iş?”diye sorardık. Onlar da bize:

      “-Kendisini, Allâh’ın Peyğamber olarak gönderdiğini ve Kendisine şu, şu âyet veya süreleri vahy ettiğini söylüyor!”derlerdi.

Ben de, onların yanına yakınına sokulur, o kelâmları dinler, ezberler-dim. Onlardan dinleyib de, ezberlemediğim hiç yoktu. Böylece, Kûr’ân-ı Kerim’den epey âyet ve süreleri ezberlemiştim. Sanki, onlar, gönlüme yap-ışmış bulunuyordu. Arab kabileleri halkı, Müslüman olmak için Mekke’nin fethini bekliyorlar ve:

      “-Onu, kavmi olan Kureyşlilerle baş başa bırakınız! Eğer, O, kendi kavmine galebe çalarsa, Kendisi, hiç şüphesiz, gerçekten Peygamberdir!” diyorlardı. Mekke, Fatihleri tarafından fetih edilince, bütün Arab cemaât-leri Müslüman olmağa koştular. Temsilci bir adam geliyor:

      “-Yâ Resûlallâh! Ben, filan oğullarının elçisi veya temsilcisiyim. Müs-lüman olmak için Sana geldim!”diyordu.

Babam Selime bin Kays’da kavmiyle birlikte Müslüman olmaya koş-tu. Allâh’ın oturmasını dilediği kadar Resûlullâh’ın yanında otur du. Sonra:

      “-Bize namazı kim kaldıracak?”diye sordular. Resûlullâh (s.a.v)’de:

      “-Sizin, Kûr’ân-ı bileniniz size İmamlık etsin, namazınızı kıldırsın!”

buyurdu. Babam Mekke’den dönüp gelince, kabile halkına:

      “-Vallâhi ben, size, gerçek bir Peyğamber’ın yanından geliyorum ki O, şöyle, şöyle, yapmanızı, size emrediyor, şundan, şundan sizi nehy edi-yor. Filan namazı, şu vakitte, filan namazı, şu vakitte kılacaksınız. Namaz vakti gelince biriniz ezan okusun. Ve, Kûr’ân-ı, en çok bileniniz de size İmamlık etsin!”buyurdu, dedi.

Kabile halkı, baktıkları zaman içlerinde, Kûr’ân-ı benden daha iyi bilen bir kimse bulamadılar. Çünkü, ben, Kûr’ân-ı, bize uğrayan kervân halklarından dinleyip ezberlemiş bulunuyordum. Bunun için, kabile halkı, beni, önlerine, İmamlığa geçirdiler. Halbuki, ben, o sıralar da altı, yedi, yaşlarında idim. Üzerimde de elbise olarak yalnız bir bürde ve bürgü vardı. Rükü veya secde ettiğim zaman, yukarıya toplanıb edep yerlerim açılırdı. Kabilemizden yaşlı bir kadın, bu hali görünce:

      “-Kûr’ân-ı okuyucunuzun, İmamınızın bud, ve edep yerlerini bize örtülü tutmayacak mısınız?”dedi.

Bunun üzerine, satın aldıkları Bahreyn kumaşından bana bir gömlek, veya bir cübbe biçib diktiler. Ben, buna sevindiğim kadar hiçbir şeye sevinmemişimdir!” 1

Amr bin Selime (r.a) hayatı boyunca kendi kabilesinde imamlık göre-vine devam ettiği ve cenazeleri yıkadığı kendi ifadesinden anlaşılmaktadır. Daha sonra kendi kabilesinden Resûlullâh (s.a.v)’e ilk gönderilen heyette onunda bulunduğuna dair rivayetler pek sağlam değildir.

İbn-i Hacer’in de dediği gibi, Amr bin Selime’nin bir başka heyetle, daha sonraki bir tarihte Resûlullâh’a gitmiş olması muhtemeldir. Bununla beraber sahabi olduğu konusunda hiç şübhe yoktur. Hz.Ömer zamanında Basra’ya yerleştiği bilinmektedir. Kendisinden Ebû Kilâbe el-Cermi, Âsım el-Ahvel,Eyyüb es-Sahtiyani ve bunlar gibi Tabiin’ler hadis rivayet etmiş-lerdir. Rivayetleri Buhari’nin el-Câmiu’s-Sahihin’de Ebû Davud ve Nesâi-’nin Sünenlerinde yer almıştır. 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-15-378 
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-3-91