31 Mart Seçimlerinin Kazanan ve Kaybedenleri Kimler/Hangi Partiler Oldu

Alışılmışın dışında çok olağanüstü bir seçimi geride bırakırken bu seçimde çok taşlar yerinden oynadı, bir çok parti oy kaybı yaşarken kazandığı belediye sayısı artarken bazı partiler de oyunu arttırmasına karşın kazandığı belediyelerde bir düşüş oldu.

31 Mart Seçimlerinin Kazanan ve Kaybedenleri Kimler/Hangi Partiler Oldu

Mahalli idareler genel seçimleri yaklaşık 3 aydır ülke gündemini meşgul ederken bu süreçte çok önemli gelişmeler de yaşandı. 

 

Beka Sorunu Seçimlere Damga Vurdu

 

Bu gelişmelerden ençok öne çıkanı iktidar partisi ve ortağının seçimi mahalli idareler genel seçimi değil de daha çok genel seçim havasına sokmak ve adaylar değil de parti liderleri ve beka sorunu gibi başlıkları öne çıkararak bu seçimlerin bir bayrak yada hizmet yarışı değil var olma yok olma savaşı olarak lanse etmesi vatandaşı tedirgin etti. 

Bu söylem bir miktar karşılık bulsa da muhalefetin ısrarla bir belediye başkanı, belediye  meclis üyesi yada muhtarın ülkenin bekası ile nasıl bir ilişkisi olabilir tezi vatandaşta daha fazla karşılık buldu. 

Chp Seçim Sonucunda Kim Kazandı

CHP Seçimin En Büyük Kazananı Oldu

 

Nitekim 25 yıldan bu yana kesintisiz sağ kesimin elinde bulunan ve adeta iktdarın kale olarak gördüğü İstanbul ve Ankara muhalefetin eline geçti. 

Bu mihvalde bakıldığı zaman ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi, büyük bir kazanım elde etti. 

 

En Büyük Kaybı İse İktidar Partisi AKP Yaşadı

 

Özellikle Türkiye'nin mozaiği olan İstanbul'un Büyükşehir belediyesinin kaybedilmesi iktidar partisi tarafından büyük bir kayıp olarak göze çarpıyor. 

Zira, artık bu belediyelerin çalışanları zabıtaları ve benzeri imkanlarının tamamı ellerinden kayıp gitti. 

Burada kaybedilen rant kapısı bir tarafa, daha önemli bir kayıp var söz konusu iktidar partisi için!

Çünkü kendisi ve kendisi gibi düşünmeyenhiç bir gruba zümreye veya sınıfa yaşama hakkı tanımayan mevcut iktidar artık bir miting yapacağı zaman belediyenin on binlerce çalışanını mitinglerin en ön sıralarında yoklama alınarak konulamayacak!

Sayın Cumhurbaşkanı miting açılış ve benzeri ziyaretlerinde toplu ulaşım araçları takviye edilerek sabahtan akşama kadar ücretsiz taşıma sağlayamayacak!

Belediye kaynaklarından reklam için milyonlarca liralık bütçeler kapalı kapılar ardında onaydan geçemeyecek!

Kısacası artık bu büyükşehirlerde siyasi yarış bir nebze de olsa daha adil bir zemine oturtulacak. 

İktidar belediyenin bürakrasisi tarafından yapılması elzem olan bazı çalışmaları sanki ülkeyi kurtarmış muzaffer bir komutan edası ile açılışlarını yaparak çok hizmet eden bir siyasi figürmüş gibi hareket edemeyecek!

Daha birçok şey yazılıp çizilebilir, ancak sanırım bu örnekler tek başına aslında iktidar partisinin Türkiye'nin en büyük şehirlerini kaybederek aldığı oy oranının hiç bir önemi olmadan seçimin en büyük kaybedeni olduğunu söylemek abartı olmaz.

Bu kayıpların arkasında duran en büyük neden ise iktidar partisinin artık seçmenin iradesini, isteklerini, beklentilerini ve kırmızı çizgilerini önemsemeyen şımarık bir çocuk gibi hareket eden bir görüntü çizmesi oldu. 

iktidarın istanbulu kaybetme sebebi

İktidarın İstanbulu Kaybetmesi Yapılan Yanlış Politikaların Sonucudur

 

Örneğin; İstanbul belediyesinde yılan hikayesine dönen metrobüs hatları ile ilgili yapılan yanlış uygulamalar yüzünden kadim şehrin insanlarının ceplerinden çıkan vergiler ile toplanan paraların plansız programsız çalışmalar ile heba edilmesi birçok metrobüs hattının uygunsuz planlar yüzünden rafa kaldırılarak yada sil baştan yapılarak yüz milyonlarca kaynağın heba edilmesi. 

Halkın üç kuruş daha ucuz sebze meyve almak uğruna saatlerce kuyrukta beklediği tanzim satış noktalarına varlık kuyruğu denilmesi ayrıca vatandaşı kızdıran bir söylem olarak tarihe geçti.

Buradan bakıldığında gerçekten bir beka sorunu vardı ancak bu beka sorunu devletin bekası değil iktidarı elinden bırakmak istemeyen ve bu koltuğunu kimseye kaptırmamak adına elinden gelen her şeyi yapan iktidarın bekası ciddi manada tehlike altına girmiş vaziyette. 

 

Gelelim Ana muhalefet partisi CHP'ye; 

 

CHP, İYİ Parti ile yaptığı ittifaka dışardan destek aldığı HDP ile beraber hiç te azımsanmayacak bir başarı elde etti. 

Özellikle 

 25 yıl aradan sonra tekrar İstanbul ve Ankara gibi Büyükşehirleri alması muhalefetin özellikle de Ana muhalefetin en büyük sınavı olarak duruyor. 

Çünkü; Halk gerilim ve ayrıştırma siyasetinden, kin, öfke ve nefret dilinden, özellikle de yolsuzluk ve arsızlıktan bunaldı ve şöyle bir rahat nefes almak istedi. 

Sığınacak liman olarak ta Ana Muhalefet Cumhuriyet Halk Partisini seçti burada CHP bekleneni yapsa ve gerilim siyasetini bir kenara bırakıp kucaklayıcı biruslup ile harekt etse, AKP'li, HDP'li, Saadet'li yada başka partili demeden bütün vatandaşları aynı mihval üzere karşılayıp eşit mesafede yaklaşırsa özellikle İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu gelecekte en öneml isiyasi aktörlerdenbiri olabilir. 

Zira CHP'nin en büyük kazanımı İmamoğlu gibi bir siyasi figürünü Türkiye kamuoyuna tanıtma fırsatı bulmuş olmasıdır.

HDP Hedeflediği Stratejiye Ulaştı

 

Seçimin bir diğer kaybetmiş gibi görünen ve aslında kazanan partisi de Halkaların Demokratik Partisi (HDP) 

HDP kazandı, çünkü stratejisini tam olarak oturmayı başaran bir grafik çizdi. 

Hatırlayın HDP yöneticileri doğuda kazanmaya batıda Cumhur İttifakının ortakları Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi'ne kaybettireceğiz demişlerdi. 

Öyle de yaparak başta İstanbul ve Ankara olmak üzere bir çok büyükşehirde aday çıkarmayıp Millet İttifakı Cumhuryet Halk Partisi ve İYİ Partiye destek verdi. 

Verdiği destek karşılık buldu ve hemen hemen Urfa hariç bütün şehirlerde kazandırdı Millet İttifakına.

Hedefleri ve seçim stratejilerine varması noktasında oldukça başarılı görünen HDP'de bu seçimlerin kazanan tarafı olmayı başardı. 

 

Saadet Partisi Yine Kilit Rol Oynadı

 

Özellikle hemen her seçimde kilit rol almayı başaran Saadet Partisi cüssesi küçük etkisi büyük rolünü bu seçimde de ortaya koydu. 

Büyükşehirlerde çok az farla iktidarın seçimi kaybetmesi aslında Saadet Partisinin çok az gibi görünen oyunun ne kadar değerli olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu.

Başta Ordu Şanlıurfa ve Adıyaman olmak üzere üç şehirde oldukça iddialı olmasına rağmen adaylar ve parti teşkilatı arasında entegrasyon sıkıntısından kaynaklandığı düşünülüyor. 

Zira bir çok yerde parti ile adaylar birbirinden kopuk bir görüntü sergiledi bu görüntü ise seçmende "acaba" tedirginliğine yol açtı peşinden gelen seçmenler oyunu Saadet Partisi yönüne kullanırken seçim sonucunu belirleyen kararsızları arkasına almayı başaramayan Saadet Partisi adayları kısmen de olsa seçimin kaybedenleri arasında gösteriliyor.

Ancak, Parti olarak üstlendiği rol çok önemli bir rol çünkü Cumhur İttifakının yanında yer almış olsa gerek Cumhurbaşkanı gerek ittifakın içindeki diğer üst düzey yöneticiler kin özke ve nefret dilini hiç çekinmeden kullandıklarından dolayı Saadet Partisi bu ittifakın içinde yer almış olsaydı Milli Görüş'ün temel ilkelerine ters düşmüş olacaktı. Bu tuzağa düşmeyen Saadet Partisi de oy oranı yada kazanılan belediyeler açısından olmasa da özünde seçimin en öneml galiplerinden birisi olarak tarihin kayıtlarına geçti.